Perşembe, Haziran 13, 2024
Ana sayfa CUMA HUTBELERİ Hutba: Allah hikmeti dilediğine verir

Hutba: Allah hikmeti dilediğine verir

by İlkav Editor
270 👁
A+A-
Reset

Hutba: Allah hikmeti dilediğine verir

Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, ona gerçekten çokça iyilik ve güzellik verilmiştir. Fakatancak gerçek akıl sahipleri anlar, üzerinde düşünüp ibret alır.

Değerli Mü’minler, bugün Hicri 1445 Safer ayının 16’sı Cuma. Rabbimiz bizleri, yaptığı işleri yerli yerinde yapan ve kendisine çokça hayır verilen kimselerden kılsın.

Hikmet kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de pek çok yerde kullanılmıştır. Bu kelimenin tüm anlamlarını iki noktada toplamak mümkündür:

Ekitap için tıklayın

1. Bir işi yerli yerinde yapmak.

2. İnançta, sözde ve yaşantıda olması gereken bütünlüğü gerçekleştirmek anlamıdır. Zaten hayatında Allah’ın uygun gördüğü bu bütünlüğü sağlayan bir kişinin yaptığı da yaşama işini yerli yerinde yapmaktan başka nedir?

Hikmet ilkesine uyan işler, alelade olmayan, insanlar tarafından kolayca ahnegi fark edildiği gibi

Lütfu sonsuz olan Allah, resulleri ile insanlar için “bir şeyi yerli yerine koymanın” şartlarını bildirmiş ve bunlara göre yaşanılmasını istemiştir. Emredilen bu düzen, daha mükemmeli olamayacak kadar hakikatle uyumlu, mutlak anlamda yerli yerinde ve mutlak anlamda isabetlidir. İşte bu, hikmettir, Allah’ın insana yakıştırdığı düzendir.

Allah, hikmeti emretmek suretiyle başta Resulü olmak üzere onun şahsında tüm mü’minlere İslam’ı yaşarken ve ona çağırırken etrafındaki herkese: hakka uygun, dikkatli, titiz, sebep-sonuç ilişkisini göz önüne alan, ortamın gerekliliklerini dikkate alan, muhtabının, ki çevresindeki herkestir, yaşını, halini, duygu durumunu dikkate alan, akletmeye yönelten, düşündüren, doğruyu usülünce sunan ama hep doğruyu sunan ve gizlenmeyen bir daveti emretmiştir.

Sunumu doğru yapmak, İslam davetinin olmazsa olmazıdır. Doğru sunmak öyle önemlidir ki “yanlış” olan kimi şeyler doğru bir tarzda sunulduğu zaman, iletişim korunduğu zaman, insanlar tarafından kolayca kabul görebilmekte buna karşılık olması gerektiği gibi sunulmayan “doğru”larsa kolayca reddedilebilmektedir. Küfrün ve şirkin yaygınlık sebeplerinden birisi de budur. O halde hiçbir mü’min “benim dinim doğrudur, diğerleri ise yanlıştır ve bu sebeple ben İslam’ı insanlara dilediğim gibi sunarım, reddetmeleri beni ilgilendirmez,  ben tebliğ görevimi yerine getirmiş olurum” diyemez. Çünkü hikmet ilkesine uymayan, yerli yerinde olmayan bir çağrı, tebliğ olmaz.

Kendisine verildiğinde kişinin çokça hayır elde edeceği hikmet yeteneği, Allah’tan onu samimiyetle isteyene verilir. İnancın, sözün ve yaşantının birbirinden farklı olduğu yerlerde hikmetten bahsedilemez. Bu yolda samimi olan kişi öncelikle ağzına yakışmayan kötü sözleri, kalbine yakışmayan şüphe ve gaflet hallerini ve hayatına yakışmayan gayri tevhidi hallerini terk etmelidir.

Allah’ın güzel isimlerinden olan hakiim ise, Allah’ın yarattıkları üzerinde doğrudan hakim olması ve yapacağı her ne ise onu durdurabilecek olmaması sebebiyle, hak olarak tek kanun koyucu olmasına rağmen, tüm davranışlarına bir de yerindelik şartı getirdiğini, ondan hesap soracak olmamasına rağmen yaptığı her işin yerli yerinde ve isabetli olmasını emrettiğini ifade eder. Allah’ın tek yaratıcı olmasına rağmen rahman ve rahim sıfatıyla kulları için daima iyisini ve isabetlisini isteyerek kendisine getirdiği bu kural, aklını kullananlar için Allah’la düzmece ilahlar arasındaki farkı gösteren bir işarettir.

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyle iken inkâr edenler başka şeyleri Rablerine denk tutuyorlar.

Böylece Allah’a denk tutulanların sahteliğini gözler önüne serer, O’nun bir kanun koyucu olarak her işini yerli yerinde yapması ve her işinde hikmetli olması.

Gönderilen vahye karşı gözlerin bağlanıp, uçurumlarla dolu bir yolda düşe kalka yürümenin tercih edildiği bu gibi çağlarda; önüne çıkan bir insanı acımazısca öldüren birinin 3-5 yıl hapis yatması bazı kanunlara göre hukuki olabilir, ancak acısı dinmeyen bir kişinin intikam duygusuyla toplumda başlatabileceği bir kan davası tehlikesi yüzünden, yerinde değildir.

Sağlanan türlü vergi aflarıyla zenginlerden alınmayan vergilerin,yarın yemek yemesi bile bir muamma olandan alınması kanuna uygun olabilir, ancak servetin bir kesimde toplanıp halkın büyük bir bölümünün sefalete düşmesine sebep olabileceğinden,  yerinde değildir.

Bir toplumsal fesat unsuru olan zinanın suç olmaması kanuna uygun olabilir, ancak toplumun yapıtaşı olan aileyi yıkıp toplumsal infiale sebep olabileceğinden, yerinde değildir.

Hakiim olan Allah ise, gerçek tek ilah olmasına ve kulları üzerinde her türlü tasarrufa yetkili olmasına rağmen onun emir ve yasaklarının tümü yerli yerindedir, daha iyisi mümkün değildir.

Kasten kıyılan cana karşı kısası emreder, kişileri suça sevk etmez, intikam duygusunu güdülemez; yerindedir, hikmetlidir.

Refahın toplumda adaletli dağılması için ne zenginleşmeye engel olacak zekat yükü getirir, ne de vazgeçilen zekatlarla fakirleri açlığa mahkum eder… her bir kişi için yalnızca %2.5 zekat oranı belirler, yerindedir, hikmetlidir.

Malı gasp edilip çalınanı görmezden gelmez; hırsızlık suçuna el kesme cezası getirerek suçu önler ve güven içerisinde yaşanılacak bir yurt hazırlar, yerindedir, hikmetlidir.

Daha çook önceden, Henüz kundaktaki bir bebeğin annesine, Onu Nil nehrine bırak; başına bir şey gelmesinden korkma ve hüzünlenme! Şüphesiz ki biz, onu sana geri döndürecek ve kendisini elçilerden biri yapacağız!” diye vahyetmesi, hikmetlidir, yerindedir.

Allah, Ahzab Suresi 34. ayette Allah şöyle buyurmaktadır:

Evlerinizde size okunan Allah’ın âyetleri ve hikmet düstûrları üzerinde çalışın ve bunlardan gerekli dersi alın. Şüphesiz Allah, her şeyin bütün inceliklerini bilir ve her şeyden hakkıyla haberdârdır.

İşte hikmeti arayanların yani her hareketlerinde görenlerin hayran olacağı ahlaka ulaşmak isteyenlerin yapacağı şey de çok hikmetli olan Kur’an-ı Kerim’İ okumak, onu anlamak ve peygamberinin yolundan ayet ayet yaşamaktır.

Yarışanlar işte bunun için yarışsınlar. SadagallahulAzim.

Muhammed AK

01.09.2023

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar

İLKAV Teknik Komisyon