Bir evvelki yazımızda, çok yakıcı sorunlar yumağının ve büyük ıstırapların kaynağı olan ve şiddetten beslenen statükocu faşistlerin tüm engelleme çabalarına rağmen acil çözüm bekleyen Kürt sorununun nasıl oluştuğunu ele almaya çalışmıştık. Bu yazımızda da bu sorunla ilgili kafalara takılan kimi sorulara cevap vermeye ve bu sorun çerçevesinde nelerin kotarılmaya çalışıldığını ve laik Kürt muhalefetinin kimi açmazlarını, çelişkilerini ortaya koymaya ve Allah izin verirse bir sonraki yazımızda ise bu konudaki çözüm önerilerimizi paylaşmaya çalışacağız.Kütlere yönelik ilave bir zulüm olmadığı, onların bu ülkenin imkânlarından eşit olarak istifade ettikleri ifade ediliyor. Mesela deniyor ki, “Kürtler TC Devletinin bütün mevkilerinde görev alabiliyorlar. Çoğu zaman meclis başkanı, başbakan ve birçok bakan Kürt kimlikli kişilerden olabiliyor. Ülkenin her imkânından eşit olarak faydalanabiliyorlar. Kürtlerin baskı altında, zulüm altında olduğunu bu durum yalanlıyor. Daha ne istiyorlar, hangi zulümden bahsediyorlar?”
