Cumartesi, Mayıs 16, 2026
Ana sayfa CUMA KONFERANSLARI Tüfekçioğlu; İnsan ilahını Allah olarak seçmek zorundadır

Tüfekçioğlu; İnsan ilahını Allah olarak seçmek zorundadır

by İlkav Editor
5 👁
A+A-
Reset

Tüfekçioğlu; İnsan ilahını Allah olarak seçmek zorundadır

Mutlu Tüfekçioğlu, İLKAV Cuma Konferansında, “Hz. Şuayb’ın Tevhid Üzere Davet ve Tebliği ” adlı bir sunum gerçekleştirdi.

Tüfekçioğlu, sunumunda şu konulara değindi:

1. Şuayb (as)’ın rasul olarak gönderildiği Medyen ve Eyke coğrafi konumları itibarıyla, birbirine yakın, dağlık ve ormanlık yerleşim özelliklerine sahipti.
2. Medyen ve Eyke halkı, putperestlik temelli itikâdî bozuklukları ve egemen güçlerin mazlumlara zulmettiği çökmüş siyâsî yapıları ile ahlâkî ve ekonomik açıdan derin bir yozlaşma içine düşmüşlerdi.
3. Tüm rasullerin ilk ve en temel daveti olan tevhid inancı; insanların ilah tercihlerini yalnızca Allah’tan yana yapmaları anlamına gelir. “La ilahe illallah” ifadesi düşünceyi ve ameli inşa etmede önemli temel kaidedir.
4. Amel ve toplumsal inşadan önce düzgün bir akaid ile inancın yerleşmesi gerekir. İtikad bozuk olduğunda; yapılan hiçbir ibadet veya harcanan malın Allah katında bir değeri yoktur.
5. İslâm davetçilerinin, toplumlarını tevhîdî hakikate çağırırken sözü eğip bükmeden dosdoğru konuşmaları, hayatın asıl ölçüsünü net şekilde ortaya koyarak insanlara arı, duru bir din söylemi sunmaları şarttır.
6. Tevhid hakikatini anlatan kişilerin sözlerinden önce kendi karakterleriyle toplumda güvenilirlik kazanmaları çok önemlidir. Rasuller hayatlarındaki sarsılmaz dürüstlükleri ile toplumlarıyla aralarında güven ilişkisi kurdular.
7. Tebliğ vazifesini yürüten rasuller, bu kutsal davet karşılığında insanlardan hiçbir dünyalık ücret veya makam beklentisine girmediler, ecirlerini yalnızca alemlerin Rabbinden beklediler.
8. Şuayb (as)’ın kavmine sunduğu apaçık ilahi delilleri, Müslümanlar da ellerindeki rehber kitaba göre yaşayarak bu açık belgeleri tüm insanlığa çekinmeden, korkusuzca ulaştırmakla mükelleftir.
9. Medyen halkının en belirgin toplumsal hastalığı; şirkle beraber, ölçü-tartıda hile yapmaları ve haksız kazanç sağlamalarıydı. Bugünün modern dünyasında da fıtratı bozulan insanlar aynı hastalıklarla kul hakkına fütursuzca giriyorlar.
10. Yeryüzünde rasullerle sağlanan barış ve ıslahtan sonra toplumların ifsada yönelmiştir. Yöneticiler bu sorunlara her yerden, her tür ahlâkî ve sosyal çözümler ararken Allah’ın kitabına başvurmaktan ısrarla kaçınıyorlar.
11. Haram yoldan kazanılan mallar; bereketsizdir ve insana asla iç huzuru vermez. Buna karşılık az da olsa helal kazanç dünya ve ahiret hayatı için tek hayırlı ve tatmin edici yol olduğu gerçeği unutulmamalıdır.
12. Namaz ibadeti sadece şekilsel bir form değil, aksine insanı her tür kötülük, hile ve şirkin getirdiği ahlâksızlıklardan alıkoyan toplumsal ve itikadi sarsılmaz bir duruştur.
13. Tebliğde bulunan bir mü’min insanlara yapmamalarını tavsiye ettiği kötülüklerden önce kendisi uzak durması gerekir. Yani kişinin anlattığı dini evvela kendi hayatında içselleştirerek yaşaması şarttır.
14. Statükoyu elinde tutan “mele ve mütref” denilen tüm zalim elitler mü’minleri yurtlarından sürmekle tehdit ederler. Tarihin her devrinde tağutlar, mü’minlere baskı ve zorbalığın her türlüsünü uygulamışlardır.
15. İlâhî uyarılara kulak tıkayan Medyen ve Eyke halkları dehşetli bir sesle helak edilip tarih sahnesinden tamamen silindiler. Hakka düşmanlık eden hiçbir inkarcı topluma merhamet edilmemiştir.

Konferansın videosu istifadenize sunulmuştur.

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar

İLKAV Teknik Komisyon