Cumartesi, Haziran 27, 2026
Ana sayfa CUMA KONFERANSLARI Ayan; Zamanımızın Kerbelâ’sı Gazze’dir

Ayan; Zamanımızın Kerbelâ’sı Gazze’dir

by İlkav Editor
3 👁
A+A-
Reset

Ayan; Zamanımızın Kerbelâ’sı Gazze’dir
Emrullah Ayan, İLKAV Cuma Konferansında, Muharrem Ayı, Hicret ve Kerbela üzerine değerlendirmeler yaptı.

Düzenlenen haftalık sohbet programında Muharrem ayının anlam ve önemi, hicret ile Kerbela hadisesi ele alındı. Konuşmada, hicrî yılın ilk ayı olan Muharrem’in İslam tarihindeki yeri anlatılırken, hicretin sadece tarihî bir olay değil, aynı zamanda inanç uğruna verilen mücadelenin sembolü olduğu vurgulandı.
Programda, hicrî takvimin Hz. Ömer döneminde, Hz. Ali’nin de görüşü doğrultusunda kabul edildiği ve başlangıç olarak Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretinin esas alındığı ifade edildi. Muharrem ayının, İslâm’dan önce de Arap toplumunda “haram aylar” arasında yer aldığı ve kutsal kabul edildiği hatırlatıldı.
Konuşmada hicretin, Müslümanların dinlerini özgürce yaşayamadıkları, ağır baskı ve zulüm altında kaldıkları hallerde başvurdukları meşru bir yol olduğu belirtildi. Rasul (S)’in önce bir grup Müslüman’ı Habeşistan’a gönderdiği, daha sonra  Allah’ın izniyle Medine’ye hicret ettiği anlatılarak, hicretin sabır, fedakârlık ve Allah’a teslimiyetin önemli bir örneği olduğu ifade edildi. Ayrıca Kur’an’da muhacirlerin övüldüğü, Allah’ın rızasına ve cennet müjdesine mazhar olduklarının bildirildiği hatırlatıldı.
Sohbette hicretin yalnızca fizikî bir göçten ibaret olmadığına da dikkat çekildi. Kur’an ve hadislerde geçen ifadeler doğrultusunda, günah, şirk ve Allah’ın yasakladığı davranışlardan uzaklaşmanın da manevi anlamda bir hicret olduğu vurgulandı.
Programın ikinci bölümünde ise Kerbela olayı ele alındı. Hz. Hüseyin’in hicrî 61 yılında Kerbela’da şehid edilmesinin İslâm tarihinin en acı hadiselerinden biri olduğu belirtilirken, olayın doğru anlaşılabilmesi için dönemin siyasî ve sosyal şartlarının iyi değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Kerbela’ya giden sürecin, Hz. Ali ile Muaviye arasında yaşanan gelişmeler ve hilafetin saltanata dönüşmesiyle bağlantılı olduğu dile getirildi.
Konuşmada, Kur’an’ın doğru anlaşılmasının ve sünnetin korunmasının önemine dikkat çekilirken, tarih boyunca dini kavramların yanlış yorumlanmasının ve siyâsî amaçlarla kullanılmasının İslâm toplumunda büyük kırılmalara yol açtığı ifade edildi. Kerbela hadisesinin de bu sürecin en acı sonuçlarından biri olduğu kaydedildi.
Sohbetin sonunda, Kerbela’nın yalnızca tarihte yaşanmış bir olay olarak görülmemesi gerektiği, günümüzde de dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm ve haksızlıkların devam ettiği belirtilerek, özellikle Gazze’de yaşanan insânî dramın bu açıdan ibretle değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Müslümanların zulüm karşısında sessiz kalmaması gerektiğinin altı çizilen konuşmada, imanın mazlumun yanında durmayı ve adaletin savunucusu olmayı gerektirdiği vurgusuyla sona erdi.

Konferansın videosu istifadenize sunulmuştur.

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar