Cumartesi, Eylül 12, 2026
Ana sayfa CUMA KONFERANSLARI Ayan; İnsanlığın kurtuluşu vahyin kılavuzluğunda bir eğitimle mümkündür

Ayan; İnsanlığın kurtuluşu vahyin kılavuzluğunda bir eğitimle mümkündür

by İlkav Editor
23 👁
A+A-
Reset

Ayan; İnsanlığın kurtuluşu vahyin kılavuzluğunda bir eğitimle mümkündür

Emrullah Ayan, İLKAV Cuma Konferansında, “Eğitim Tevhid Eksenli Olmalıdır” adlı bir sunum gerçekleştirdi.

Cuma sohbetinde okulların yeni eğitim-öğretim dönemine başlaması vesilesiyle gerçekleştirilen konuşmada, mevcut eğitim anlayışının insan ve toplum üzerindeki etkileri değerlendirilirken, İslâmî eğitimİn temel hedefleri de ele alındı.
Konuşmanın başlangıcında eğitimin ne olduğu, doğru ve yanlış eğitim anlayışlarının olduğunu ve insanın nasıl bir eğitimle yetiştirilmesi gerektiği soruları üstünde duruldu. Eğitim sistemlerinin toplumların geleceğini doğrudan etkilediğine dikkat çekilerek, bir ülkede ortaya çıkan sosyal, ahlâkî ve ekonomik problemlerin değerlendirilmesinde eğitim anlayışının da göz önünde bulundurulması gerektiği savunuldu.
Konuşmacı, modern eğitim sistemlerinin pozitivist, materyalist ve seküler bir dünya anlayışı üzerine kurulduğunu, bu anlayışın bireyin zihinsel dünyasında çatışmalara yol açtığını belirtti. İnsanların bir yandan dînî ve ahlâkî değerlerle yetişirken diğer yandan eğitimde farklı dünya görüşüyle karşı karşıya kaldığını söyleyen konuşmacı, bunun bireylerde zihinsel karmaşa ve değer çatışması oluşturduğunu ifade etti.
Konuşmada eğitim, “insan ve toplumları değiştirip dönüştüren, inşâ eden bir faaliyet” olarak tanımlandı. Eğitimin bireyde belli davranışlar oluşturmayı hedeflediği belirtilerek, her eğitim sisteminin kendi değerleri doğrultusunda bir insan modeli yetiştirmek istediği ifade edildi.
Bu noktada, İslâm’ın da kendine özgü bir insan ve şahsiyet anlayışına sahip olduğu vurgulandı. İslâmî eğitimin hedefinin yalnızca meslek sahibi, ekonomik açıdan güçlü veya toplumda yüksek bir konuma ulaşmış bireyler yetiştirmek olmadığı; Allah’a kulluk bilincine sahip, ahlâkî sorumluluk taşıyan ve insanlığın faydasını gözeten şahsiyetler yetiştirmek olduğu belirtildi.
Konuşmacı, günümüzde çocukların eğitim hayatında başarı ölçütünün çoğunlukla iyi bir okul, üniversite, meslek, makam ve ekonomik refah üzerinden değerlendirildiğini söyledi. Buna karşılık çocuklara “Allah’ın kulu oldukları, hayatın bir amacı bulunduğu ve insanın sorumluluk bilinciyle yaşaması gerektiği” yönünde yeterli bir hedef gösterilmediğini söyledi.
Başarılı bir doktor veya mühendisin yalnızca mesleki bilgiye sahip olmasının yeterli olmayacağını dile getiren konuşmacı, mesleki bilginin ahlaki ve vicdani sorumlulukla birleşmesi gerektiğini ifade etti. Eğitim yoluyla kazanılan bilgi ve becerilerin insanlığın yararına kullanılmadığı takdirde ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekildi.
Konuşmanın önemli bölümlerinden biri Kur’an’ın ilk ayetleri üzerinden eğitim anlayışının değerlendirilmesine ayrıldı. Alâk suresinin ilk ayetinde yer alan “Oku” emrine dikkat çekilerek, okumanın ve bilgi edinmenin ilâhî vahiy ile irtibat içinde gerçekleştirilmesi gerektiği, bilgi ve eğitimin yalnızca dünyevi hedeflere ulaşmak için kullanılmaması gerektiğine işaret ettiği belirtildi. Konuşmacıya göre eğitim; diploma, makam, sosyal statü veya maddi kazanç elde etmenin ötesinde, insanın yaratıcısını tanımasına ve hayatını doğru bir istikamette şekillendirmesine hizmet etmelidir.
Kur’an’da Allah’ın insana bilmediğini öğrettiğinin bildirilmesi ve kalemle yazmanın öğretilmesine dikkat çekilerek, bilginin öğrenilmesi kadar korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının da önemli olduğu vurgulandı. Bu nedenle eğitim faaliyetinin insanlık açısından temel bir mesele olduğu ifade edildi.
Konuşmada bilimsel ve teknolojik gelişmelerin hangi amaçla kullanıldığı konusu da gündeme getirildi. Bilginin tek başına insanlığı kurtarmaya yetmeyeceği, asıl önemli olanın bilginin değerler doğrultusunda kullanılmasının önemli olduğu savunuldu.
İslâm medeniyetinin tarih boyunca bilim, tıp, matematik ve mühendislik gibi alanlarda ortaya koyduğu çalışmalar örnek gösterilerek, ilmin insanlığın faydasına yönelik kullanılabileceği belirtildi. Buna karşılık bilimsel gelişmelerin savaş, yıkım ve kitlesel ölümlere yol açacak biçimde kullanılmasının, eğitim ile ahlak arasındaki ilişkinin önemini ortaya koyduğu ifade edildi.
Bu bağlamda atom bombası ve savaş teknolojileri üzerinden değerlendirmeler yapılırken, bilimsel yetkinliğin ahlâkî sorumlulukla desteklenmediği durumlarda bilginin insanlık açısından yıkıcı sonuçlar doğurabileceği dile getirildi.
Konuşmacı, İslâmî eğitim anlayışının temel hedefinin Allah’a kulluk bilincine sahip özgür şahsiyetler yetiştirmek olduğunu belirtti. İslâm’ın insanı başka insanlara, makamlara veya maddi değerlere bağımlı hale getirmek yerine yalnızca Allah’a kulluk bilinciyle yetiştirmeyi amaçladığı ifade edildi.
Bu anlayışa göre eğitimli insan; bilgili olmasının yanında ahlaklı, sorumluluk sahibi, vicdanlı ve insan yararını gözeten bir bireydir. İslâmî eğitimin yalnızca Müslümanların değil, insanlığın faydasını gözeten bir şahsiyet ortaya koyduğu savunuldu.
Konuşmanın ilerleyen bölümünde ise eğitim ile aile arasındaki ilişkiye dikkat çekildi. Çocukların okulda aldıkları eğitimin aile tarafından takip edilmesi gerektiği belirtilerek, anne-babaların çocuklarının eğitim sürecinde aktif sorumluluk üstlenmeleri gerektiği ifade edildi. Ebeveynlerin, çocuklarının zihnî ve ahlâkî gelişimleriyle yakından ilgilenmeleri gerektiği vurgulandı.
Konuşmanın sonunda eğitim sistemlerinin toplumların geleceği üzerindeki belirleyici rolüne yeniden dikkat çekildi. Savaşlardan ekonomik sorunlara, ahlâkî yozlaşmadan toplumsal problemlere kadar birçok meselenin arkasında insanı yetiştiren anlayışların bulunduğunu, insanlığın kurtuluşunun ise vahyin kılavuzluğunda bir eğitimle mümkün olacağını söyledi.
İslâmî eğitimde vahyin temel rehber olduğunu belirten konuşmacı, eğitimin insanı fıtratından uzaklaştırmak yerine onun ahlâkî ve insânî yönlerini geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Bilginin Allah’ın rızası doğrultusunda kullanılması, bireyin sorumluluk bilinci kazanması ve toplumun yararına hizmet etmesi gerektiği vurgulandı.
Konuşmacı, yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte ailelere de önemli sorumluluklar düştüğünü belirterek, çocukların yalnızca akademik başarılarının değil, karakter, ahlâk ve değer dünyalarının da takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Konuşma, insanın gerçek anlamda insanlığını bulabilmesi için eğitim anlayışının bilgi ile ahlakı, akıl ile vahyi ve ferdî gelişim ile toplumsal sorumluluğu birlikte ele alması gerektiği vurgusuyla sona erdi.

Konferansın videosu istifadenize sunulmuştur.

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar