Cuma, Eylül 4, 2026
Ana sayfa CUMA HUTBELERİ Hutbe: Şirk koşanlar; “Allah dileseydi biz şirk koşmazdık” dediler

Hutbe: Şirk koşanlar; “Allah dileseydi biz şirk koşmazdık” dediler

by İlkav Editor
8 👁
A+A-
Reset

Hutbe: Şirk koşanlar; “Allah dileseydi biz şirk koşmazdık” dediler
“Şirk koşanlar diyecekler ki: ‘Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık.’ Onlardan öncekiler de, bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar… ” (En’am: 148)
Kardeşlerim, bugün Hicrî Rabiu’l-Evvel ayının 22’si 1448/Cuma

Dikkat edilirse, suçlarının tümünü kadere yani Allah’a yüklemeye çalışıyorlar. Allah dilemeseydi biz bu suçları işleyemez, şirk koşamaz, zina edemez, içki içemez, fâiz yiyemez, put heykelleri yapamaz ve puta da tapamazdık diyerek işlediklerinin faturasını Allah’a çıkarıyorlar.
Çok garip değil mi? Bugünkü kâfir ve müşrikler de aynı mantığa sığınıyorlar. Yani bunlar bir hayat yaşayacaklar, bu hayatta bir sınır tanımayacak; “biz özgürüz, hayatımızda hiç bir kayd-u şart altına girmeyiz, dilediğimiz gibi hayatımıza yasa yapar, dilediğimizi haram, dilediğimizi helâl kılarız, kimse bu konuda bize hesap soramaz” diyecekler. “Yeryüzünde egemen biziz egemenlik kayıtsız-şartsız bizimdir” diyecekler. Sonra da işledikleri günahların cezasına katlanmaları gündeme gelince de; “biz kader mahkûmuyuz. Allah dilemeseydi bunları yapamazdık, alın yazımız böyleymiş ne yapalım?” diyecekler.
Bunlara soralım; Ey akılsız müşrikler! Söyleyin; sizler, yeryüzünde yaşadığınız hayatta Allah’ı da, âyetlerini de, O’nun yeryüzünde belirlediği hayat programını da reddederek özgürlük teraneleri tutturup ‘egemenlik bizdedir, biz dilediğimizi yaparız’ diyerek ilahlığınızı iddia ederken ne oldu da Allah’ın va’diyle karşılaşıp O’nun sorgulaması tepenize binince o özgürlük ve ilahlık teranelerini unutup kuzu oluveriyorsunuz? 
Ne oldu, özgür değil miydiniz? Hani egemenlik sizdeydi? Dünyada özgürce dilediğinizi yaparken, özgürce Allah’ın kullarına zulmederken, özgürce Allah’ın helâl ve haramlarını çiğnerken, özgürce insanların haklarını ellerinden alıp onları kendinize kul-köle edinirken, insanları Rablerine kulluktan koparıp köleleştirirken şimdi ne oldu da birden değişiverdiniz?
Dünyada işlediğiniz amellerinizden hesaba çekilip onların karşılığı olarak Cehennemi görünce kuzu oldunuz. “Elimizde yetki yoktu! Yaptıklarımızın hepsini Allah istediği için yaptık! Bizi bu hâle Allah getirdi, değilse bunların hiç birini yapamazdık. Eğer Allah dilemeseydi biz ne şirk koşabilir, ne haram-helâl belirleyebilir, ne zulmedebilir, ne ilahlığımızı iddia edebilir, ne de egemenlik bizdedir diyerek yeryüzünde kanun koyabilirdik.”
Evet, müşrikler böyle diyecekler. “Allah dilemeseydi biz bunları yapamazdık.” Şeytan mantığını kullanıyorlar. A’raf: 16. âyette anlatıldığı üzere, şeytan da aynı şeyi yapmıştı. İşlediği Âdem’e secde etmeme suçunu kabullenmeyen şeytan da suçu Allah’a atıyordu. “Ya Rabbi, mademki beni saptırdın, öyleyse ben de, beni saptırmana karşılık kullarını saptıracağım” diyordu.
Hayır, kimse böyle bir iddiada bulunamaz. Allah herkesi hür yarattı. Diledikleri yol ve hayatı seçmede hürdürler. Hidâyeti de, dalâleti de, imanı da seçebilirler, küfrü ve şirki de… Dünyada imtihan gereği Rabbimizin koyduğu yasa budur ve yaşadığımız sürece devam edecektir. Ama unutmayalım ki bu yasa ölünceye kadardır. Dünyada imtihan dönemimiz sona erdiği andan itibaren artık Rabbimizin başka bir yasasıyla karşı karşıya geleceğiz.
Elli yıl kâfir yaşayan elli yıl sonra Müslüman olamıyor mu? O, Müslüman olmak istedi de Allah buna imkân mı vermedi? Şu anda Müslüman olmak istiyorsunuz da Allah buna müsaade etmiyorsa itiraz hakkınız doğacaktır. O zaman gökleri ve yeri, göktekileri ve yerdekileri buna şâhid tutun. Tüm bu varlıkların şehâdeti altında deyin ki; “Rabbimiz! Tüm varlıkların şâhiddir ki, biz küfürden, şirkten vazgeçip Müslüman olmak istedik ama Sen izin vermedin. Ne yapalım biz de çaresiz kâfir ve müşrik olduk” deyin. O zaman biz de size şâhidlik yapalım: “Evet ya Rabbi! Biz buna şahidiz! Bunlar ilahlık iddialarından vazgeçip senin Rabliğini kabul edip gönderdiğin kitap istikâmetinde bir hayat yaşamaya karar verdiler ama bu konuda sen onlara izin vermedin” diyelim.
Ama kesinlikle bunu diyemeyeceksiniz. Çünkü Müslüman olmak istediğinizde kimse size engel olmamaktadır, tıpkı küfrü ve şirki tercih ederken kimsenin size engel olamadığı gibi… Üstelik sizler şu anda, Allah’a kulluk yolunu tercih ettiğinizde Allah sizin için onu kolaylaştıracağını da va’detmektedir.
Rabbimiz, âyetin sonunda: “De ki, bu iddiaları ortaya atıp arkasına saklanırken bir bilgiye mi dayanıyorsunuz? Hayır, onların bu konuda delilleri yoktur, onlar sadece zanna tâbi oluyorlar.” diyor. Ortaya bir hüküm koyarken dayandıkları temelleri olmayınca en kısa zamanda onun temelsizliğini anlayıp değiştirirler. Gerçek ilim vahiyle alâkaları olmayıp Allah’ın kitabını reddettikleri için onların hayatlarını zanlar, şüpheler ve mitolojiler kaplar. Allah’ın kendilerine verdiği hayatı ve özgürlüğü yöneticilerine, liderlerine, beylere, paşalara, patronlara, âdetlere, törelere, modaya, hevâ-heveslerine ve şeytanlara sattılar, böylece hayatlarını israf ettiler ve sonunda Cehennemi boyladılar.
04.09.2026
Hazırlayan: Emrullah AYAN
 

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar