Cumartesi, Mart 21, 2026
Ana sayfa CUMA KONFERANSLARI Ayan; Takva Kur’an’da tüm ibadetlerin temel amacı ve hedefi olarak tebârüz eder.

Ayan; Takva Kur’an’da tüm ibadetlerin temel amacı ve hedefi olarak tebârüz eder.

by İlkav Editor
10 👁
A+A-
Reset

Ayan; Takva Kur’an’da tüm ibadetlerin temel amacı ve hedefi olarak tebârüz eder.

Emrullah Ayan, İLKAV Cuma Konferansında, “Takva ve İbadetler İlişkisi” konulu bir sunum yaptı.

Ayan, konferansında şu konulara değindi:
Bugün yeryüzünün her yerinde Müslümanların uğradığı katliam, soykırım ve sürgünün, dünya Müslümanlarının duyarsızlığı sebebiyle normalleştirildiğini ifade ettikten sonra sözü Filistin, Gazze ve Mescid-i Aksâ’ya getirdi ve şu değerlendirmelerde bulundu:
Ümmet’in geldiği bu duyarsızlıktan Filistin, Kudüs, Mescid-i Aksâ ve Gazze de payına düşeni aldı. Burada, hiçbir kural tanımayan ve devlet olmayan bir terör örgütü olan İsrail’in gerçekleştirdiği eylemler var. Bu eylemleriyle bölgeyi işgal etmekle kalmayıp bunu çok yönlü zulümleriyle de derinleştiriyor. Durum öyle bir hal aldı ki, artık kelime ve cümleler kifayetsiz kalıyor. En son, ABD-İsrail’in, İran ve Lübnan’a saldırılarının gölgesi altında kalan Filistin ve Kudüs’te işgalci İsrail durumu fırsata çevirme anlamında 1967’den beri olmamış bir eyleme imza attı ve Mescid-i Aksâ’yı tamamen kapattı. Ramazan’da da, bayramında da Müslümanlar ibadetlerini yapamadılar. İşgalci İsrail’in bir kez daha hiçbir kural tanımadığının örneğini sergilendi.
Ayan, bu girişten sonra konferansın konusu olan “Takva ve İbadetler İlişkisi”ne dair şu değerlendirmelerde bulundu:       
Bakara: 183
. Âyette;~~2.183~
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.” buyrulur.
Savm/oruç, Kur’an’da neredeyse tüm detaylarıyla anlatılır. Bu yönüyle pek çok ibadetten farklılaşsa da ifâsının “muttakî olma” şartına bağlanması yönünden diğer ibadetlerle aynılaşır. Zira bu âyette; oruç farziyeti bildirildikten sonra “takva sahibi olmanız için” vurgusu çok açık bir şekilde ifade edilir.
Takva, yani Allah’tan gereği gibi sakınma, Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olma, Kur’an’da tüm ibadetlerin temel amacı ve hedefi olarak tebârüz eder.İbadetlerin ruhu, maksadı olarak ortaya konan takva, elbette biçimi yok sayıp göz ardı eden ya da hayatı, anlamı ve ibadetleri düalistçe bir yaklaşımla şekil ve öz olarak ayrıştırmayı meşrulaştıran, bütünlüğü ve dengeyi bozan bir anlayışı yansıtmaz. Zira İslâm ve onun kitabı Kur’an, hayatın hiçbir alanında düalizme, bölüp ayrıştırmaya izin vermez.
İslâmî ibadetlerdeki şekil ve takva ilişkisi bir öncelik-sonralık ilişkisi olarak ele alınamaz. Onun yerine burada birbirini tamamlayan, biri olmadan diğeri olamayacak olan “mütemmim cüz” insicâm ve bağlantısından söz edilebilir. Kur’an’daki bu sağlıklı irtibatın yer aldığı birkaç âyeti hatırlatalım:
“Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise verdik. Takva elbisesi ise en hayırlısıdır…” (A’raf: 26)
“… (Hac yolculuğuna çıkarken) yanınıza azık (yiyecek-içecek) alın. (Bununla birlikte) Azığın en iyisi Takva’dır.” (Bakara: 197)
“Onların (kurbanların), Allah’a etleri de kanları da ulaşmaz. Fakat sizin Takva’nız O’na ulaşır…” (Hac: 37)
Namaz ve takva ilişkisinin kaçınılmazlığı pek çok âyette bildirilir. Şimdi tüm bunlardan sonra ele aldığımız oruç ibadetinde takva vurgusunun anlamı daha bir belirginleşmiş olmalıdır. Tesettür, kurban, hacc, namaz gibi oruç da şekilsel bir ibadet olmakla birlikte, onlara muhteva kazandıran takvadan soyutlandıkları takdirde anlam ve değer kaybı kaçınılmazdır. Takvayı yani Allah’tan sakınıp korkmayı öncelemediği için değil midir ki birileri bugün tesettürü modayla, kapitalizmin, tüketim ve teşhir çılgınlığının sunumuyla birlikte anma cür’eti ve hayasızlığını gösterebiliyor.
Yine, bu ülkede, oruç gecesi içki içilmesi veya Allah’ın çok açık ifade ettiği haramları, bir yandan oruç tutup bir yandan da rahatlıkla işleme densizlikleri, tartışma adı altında gündeme getirilebiliyor. Tüm bu münasebetsizliklerin gerisinde, hayatı ve ibadetleri bölüp birbirinden uzaklaştıran hatta alâkasızlaştıran bir din tasavvurunun derin izlerinin etkilerini görüyoruz.
Kur’an’ın oruç ve diğer ibadetlerdeki takva çağrısı, her tür edepsizlik ve münasebetsizliklere karşı bir uyarı olarak ortaya çıkmaktadır. Kur’an apaçık bir şekilde insanların ruhsuz, manâsız, salt kuru bir şekle dönüşmüş ibadet adındaki kendilerini kandırma girişimlerine karşı her sefer takva çağrısını tekrarlarken bunun gereğince anlaşılmadığı malumdur.

Konferansın videosu istifadenize sunulmuştur.

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar

İLKAV Teknik Komisyon