Pazar, Ocak 25, 2026
Ana sayfa CUMA KONFERANSLARI Ayan; Rasul; risalet görevini Allah ile insan arasında yürüten yetkili kişidir

Ayan; Rasul; risalet görevini Allah ile insan arasında yürüten yetkili kişidir

by İlkav Editor
19 👁
A+A-
Reset

Ayan; Rasul; risalet görevini Allah ile insan arasında yürüten yetkili kişidir  

Emrullah Ayan, İLKAV Cuma Konferansında, “Rasul ve Risalet” konulu bir sunum yaptı.


Ayan, konferansında şu konulara değindi:
Allah Teâlâ, varlıklar arasından bazılarını seçer ve onları özel bir görevle gönderir. Bu göndermeye “irsâl”, gönderilen elçiye “rasul”, görevlerine de “risalet” denir.
“Rasul”, risalet görevini Allah ile insan arasında yürüten kimsedir. Rabbimizin mesajlarını bir plana bağlı olarak, yumuşaklıkla, ürkütmeden yerine ulaştıran elçidir.
Risalet, Yaratıcı’nın insana gönderdiği mesajları bir plana bağlı sıkmadan, şiddet ve ürküntüye meydan vermeden etap etap yerine ulaştırma işidir.
Rasuller, insanlığın tekâmülünün seyrini belirleyen haberciler olarak gönderilirler. Kur’an buna “Hak dinin getirilişi” diyor (Tevbe: 33, Feth: 28, Saff: 9).
Kur’an; rasullere eziyet ve hıyanetten söz edip insanı, mutsuzluğa yuvarlayan bu günahtan uzak durmaya çağırır (Nisa: 115, Enfal: 27, Tevbe: 61, Saff: 5).
Rasullere eziyet ve kötülük Allah’ın sürekli lanetine yol açar (Ahzâb: 57).
Ne yazık ki, her toplum kendine gönderilen nebiyi rahatsız etmeyi, susturmayı âdeta gaye edinmiştir (Mü’min: 5).
Rasullere hıyanet ve eziyetin baş temsilcileri olarak mütrefler yani servet ve refahla şımarmış kodamanlar gösterilir (Zuhrûf: 23, Sebe: 34).
Bunlar, rasullere karşı çıkarken gelenekleri, atalar dinini öne sürüp onları toplumun geleneksel değerlerini tahriple suçlarlar (Zuhrûf: 23, Nisâ: 61, Mâide: 104).
Rasuller, güven elçileridir. Kur’an, rasulleri bu noktada emin olarak anmaktadır (Şuarâ: 107, 125, 143, 162, 178, Duhân: 17, 18).
Allah’ın, insanlığa lütuf ve rahmetinin en belirgin örneklerinden biri de rasullerin gönderilişidir (Âl-İmrân: 164).
Rasullerin bu özellikleri, onlara sevgiyi, saygıyı, insan olup hayat nimetinin kıymetini takdirin ölçüsü yapmıştır. Onlara sevgiyi ikincil duruma düşürenlerin yarınları güvenli değildir (Tevbe: 24). Çünkü müjdenin de, uyarının da temsilcisi rasullerdir (En’âm: 48, Kehf: 56). İnsanlığın en ideal problem çözücüleri de rasullerdir (Nisâ: 59).
Rasuller, tüm horlanma, iftira ve ihanetlere rağmen şiddet ve baskıyla mesaj kabul ettirmeye yetkili değillerdir. Onlara düşen, mesajı insana ulaştırmaktır. İnsanın mesajı kabul edip etmemesinin sonuçları rasule sorulmuyor: “…Elçilere düşen, yalnız açıkça tebliğ etmek değil midir?” (Nahl: 35)
Rasullerin pısırıklığı, korkaklığı, görevi savsaklamaları söz konusu değildir. Aksine, rasuller; azîz, güçlü, onurlu, kerîm; soylu, asil insanlardır. “Onlar; Allah’ın risaletini tebliğ eder ve yalnız O’ndan korkarlar; başka hiç kimseden korkmazlar.” (Ahzâb: 39).
Onların güç ve şiddet kullanmamaları dinde baskı ve zorbalığın olmayışı (Bakara: 256) yüzündendir.
Onlar, insanda bilinç uyandırmayı esas alırlar. Bu bilinç uyandırılınca da yarın “ben bilemedim” diyerek büyük hesapta mazeret ileri süremez (Nisa: 165).
Kur’ân’ın önemli tespitlerinden biri de; resullerin insan olmasıdır. Onların yücelikleri insanı dünya şartlarında sonsuza götürmelerindedir. Onlar bulutlarda dolaşan, etten, kemikten arınmış değillerdir. Eş ve çocukları vardır (Ra’d: 38), yer-içer, insanlar arasında yaşarlar (Furkan: 20). Onlar da ölür veya öldürülürler (Âl-i İmran: 144).
Rasullerin insan oluşlarını onlar için bir eksiklik gören, rasul denince melek hayal eden anlayışı Kur’an putperestliğin bir belirişi sayar ve şiddetle kınar (Furkan: 7-10). Bu putperest anlayış melek rasul düşler (İsra: 94, 95).
Peygamberlerin hepsi Kur’an’da verilenlerden ibaret değildir. Kur’an’da adları geçenler örneklerdir. İsim ve hikâyeleri bildirilen rasuller olduğu gibi, isim ve kıssalarından bahsedilmeyen rasuller de vardır (Mü’min: 78, Nisa: 164).
Rasuller peş peşe geldiler (Mü’minûn: 44). Her ümmete bir rasul gönderilmiştir (Yûnus: 47, Nahl: 36). Bu beyanlara göre rasullerin sayısı çok fazladır.
Rasullerin hepsi kurumsal peygamberlik açısından aynı değere sahiptir. Bu açıdan onlar arasında fark görmek, gerçeği lekeler (Bakara: 285). Şu var ki, rasuller arasında kişilik değerleri açısından farklar vardır (Bakara: 253).
Tüm rasuller gönderildikleri toplumdan çıkarılır ve onların dilini konuşur. Bu yüzden Kur’an, her rasulün, içinde yaşadığı kavmin diliyle vahiy alıp ilettiğine, bunun yaratılış kanunu olduğuna dikkat çeker. Âyet, bu olgunun gerekçesini “iyice anlatıp açıklasın diye” verir (İbrahim: 4). Bundan da anlaşılır ki, nebiler tarafından kullanılmış da olsa, hiçbir dil kutsal dil veya cennet dili vb. değildir.
Tüm rasullerin aldıkları vahiylere, karanlık kutbun temsilcisi şeytan burnunu sokma teşebbüsünde bulunmuştur. Ancak rasuller Allah’ın denetim ve gözetiminde görev yaptıkları için, nebilerin vahiylerine yapılan şeytan teşebbüslerini ânında bertaraf eder ve insanlığa ulaşan mesajın berrak ve katıksız oluşunu sağlar (Hacc: 52).

Konferansın videosu istifadenize sunulmuştur.    
        

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar

İLKAV Teknik Komisyon