Cuma, Mart 27, 2026
Ana sayfa CUMA HUTBELERİ Hutbe: O gün zalim dünya liderlerinin vay haline!

Hutbe: O gün zalim dünya liderlerinin vay haline!

by İlkav Editor
11 👁
A+A-
Reset

Hutbe: O gün zalim dünya liderlerinin vay haline!
“Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.” (Bakara: 166)
Kardeşlerim, bugün Hicrî Şevval ayının 8’i 1447/Cuma
    
Bu dünyada kendilerine tâbi olunan, sultanlar, padişahlar, devlet başkanları, paşalar hocalar, şeyhler, üstadlar, liderler, kendilerine tâbi olup takip edenlerden kaçacaklar. Bakacaklar ki iş pek iyi değil, hesap pahalıya mal olacak ve onlardan kaçacaklar, “biz sizden uzağız” diyecekler. Bu iş azabı gördükleri zaman olacaktır.
“Ve aralarındaki bütün bağlar da kesiliverecek.” Makam, mevki, para, şöhret, protokol gibi tüm bağları kopacak. Halbuki dünyada birbirlerine neler yapmamışlardı ki? “Sen olmazsan biz olmayız!”, “hayatımızı size borçluyuz, siz bizim kurtarıcımızsınız!” demişlerdi.
Dün birbirlerinin günâhlarına yardımcı oldukları gibi, bugün de günâhlarını beraber yüklenecekler, “iş kötü, en iyisi ben bundan kaçıp gizleneyim” diyecek ve insanları Allah’a kulluğa değil de başka şeylere kulluğa çağıran önderler kendilerine uyanlardan kaçacak. Uyanlarla uyulanların, birbirlerinden kaçış manzaraları böyle…
Bu sapık liderlere aldanıp onların peşlerine takılan zavallıların pişmanlıkları, kin ve nefretleri açığa çıkıyor. Bu sefer de: “Tâbi olanlar: ‘Ah! Keşke bizim için dünyaya tekrar dönüş olsaydı da şu anda onların bizden kurtulup uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!’ diyeceklerdir.” (Bakara: 167)
Tâbi olanlar, dünyada birilerini bilinçsizce taklid ve takip edip onların götürdüğü hayata evet diyen zavallılar da diyecekler ki: “Şu anda sizin bizden kaçtığınız gibi, ah biz de sizden kaçsak! Ah bir dünyaya dönebilseydik de, sizin bizden kaçtığınız gibi biz de sizden kaçabilseydik.”
Mü’min bu olayı burada yaşar ve burada aklını başına alır. “Ben kime kul olacağım, kimin yolunu takip edeceğim? Eğer yarın şu karşımda olandan kaçacaksam, şimdi kaçmalıyım” der ve ondan kaçar. Kiminle beraber cennete doğru gidecekse, işte onun ortağı ve dostu odur ve onunla beraber olmaya çalışır. Ama bilinçsizce onu taklid ederek, hevâ ve hevesine tâbi olarak değil. Hiçbir delili olmadan, birilerine tâbi olup Allah’ı severmiş gibi onları seven kişi, yarın korkunç bir durumla karşı karşıya kaldıklarında birbirlerinden kaçacaklar, bu kaçışın da hiçbir faydası olmayacaktır.
İnsanlar birbirlerinden kaçacaklar ama: “İşte böylece Allah onlara amellerini bir pişmanlık olarak gösterecektir.” (Bakara: 167)
“Eyvah, keşke yaşamasaydım böyle bir hayatı!” diyecekler. “Neden ben böyle şuursuzca bir hayat yaşamışım. Kitap varken, ona ulaşma imkânım varken, Rasul gibi bir örnek varken neden ben başkalarını önder ve lider olarak takip edip bir hayat yaşamışım!” diyecek.
Burada da öyle deniyor: “Doğrusu biz bundan önce hiçbir şeye ibadet etmiyormuşuz!” Yani, “bu kendilerine kulluk yaptıklarımız bir şey değilmiş, bir hiçmiş, hiçbir değer ifade etmiyorlarmış, ama bunu şimdi anladık” diyecekler.
Kur’an-ı Kerîm’de bunların kavgaları anlatılır:
“Allah, şöyle der: ‘Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.’ Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, ‘Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver’ derler. Allah, der ki: ‘Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Ama bilmiyorsunuz.’ ” (A’râf: 38)
Gerçekten de bakıyoruz meselâ, sosyal ve politik hayatta bunun aynısını görüyoruz. Cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, bakanlık, vekillik, dekanlık, müdürlük veya ekonomik hesaplarla dün birbirlerine fevkalade bağlananlar, birbirlerinin baş düşmanı oluyorlar. Yani, “biz sizi takip ettiğimiz için bu hâle geldik” diyenlere, ötekiler de diyecekler ki, “zaten siz bizi takip etmiyordunuz, siz menfaatlerinizi takip ediyordunuz” diyecekler. Allah’ın dinini bırakıp da dünyanın peşinde koşanlardan hangileri menfaatlerini takip etmiyor ki? Bugün herkes keyfini ve menfaatini takip ediyor. O yüzden yarın, “ya Rabbi bunlar bizi saptırdılar” demelerinin ne anlamı olacak ki?
Halbuki ne şeytanın, ne de kâfirlerin gücü vardır. Yani bir Müslüman gerçekten Allah’a kulluğa yöneldiğinde hiçbir güç onu bundan uzaklaştıramaz. Yeter ki insan samimiyetle Müslüman olmaya karar versin; bu durumda ona kimsenin yapabileceği bir şey yoktur.
Âyetler bizi, Allah’tan bir delil olmaksızın körü körüne başkalarını taklidden men ediyor. Allah’tan başkalarını ortak tutup, onları Allah’ı sever gibi sevmek, onları uyulacak varlıklar kabul ederek emirlerine, arzularına itaat etmek ve sadece Allah’a ait olan rubûbiyet ve ulûhiyet sıfatlarını bunlara vermek, yani Allah’a şirk koşmak ise en büyük zulümdür.  
27.03.2026
Hazırlayan: Emrullah AYAN

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar

İLKAV Teknik Komisyon