Pazar, Ocak 25, 2026
Ana sayfa CUMA KONFERANSLARI Tüfekçioğlu : Akıl vahiy dengesinde Nuh Kıssası bize ibretliktir.

Tüfekçioğlu : Akıl vahiy dengesinde Nuh Kıssası bize ibretliktir.

by İlkav Editor
68 👁
A+A-
Reset

Tüfekçioğlu :”Akıl vahiy dengesinde Nuh Kıssası bize ibretliktir”

Mutlu Tüfekçioğlu’nun sunumunu yaptığı İLKAV Cuma Konferansında, “Nuh (a.s.) Kıssası Bağlamında Tebliğ, Sabır ve Tevhid Mücadelesi” konusuna devam edildi.
Sunumda, Kur’an’da detaylı biçimde anlatılan Nuh (a.s.)’ın tebliğ süreci, kavminin tutumu ve bu kıssanın günümüz davetçileri için taşıdığı ibretler üzerinde duruldu.


Konuşmada öne çıkan başlıklar şu şekilde sıralandı:
– Nuh (a.s.), kavmine 950 yıl boyunca gece-gündüz, gizli-açık tebliğde bulunmuş; buna rağmen kendisine iman edenlerin sayısı son derece az olmuştur. Bu durum, sonuçtan değil görevden sorumlu olma ilkesini açıkça ortaya koymaktadır.
– Nuh (a.s.)’ın mücadelesi boyunca karşılaştığı en temel ithamlardan biri, “yanındakileri kovması” yönündeki talepler olmuştur. Ancak Nuh (a.s.), iman edenleri asla dışlamamış; onları kovmasının Allah katında bir karşılığı olmayacağını ifade etmiştir (Hûd 11/29–31).
– Kavmi, Nuh (a.s.)’dan olağanüstü beklentiler içine girmiş; onun bir melek olmasını ya da Allah’ın hazinelerine sahip bulunmasını talep etmiştir. Nuh (a.s.) ise tebliğ görevini beşer bir elçi olarak yerine getirdiğini, gaybı bilmediğini ve böyle iddialarda bulunmadığını açıkça ifade etmiştir (Hûd 11/31).
– Nuh (a.s.)’a yöneltilen bir diğer itham da “uydurma” suçlamasıdır. Nuh (a.s.), bu iddiaya karşılık, eğer böyle bir şey söz konusuysa günahın kendisine ait olacağını; ancak onların işlediklerinden beri olduğunu ifade ederek net bir duruş sergilemiştir (Hûd 11/35).
– Tebliğ sürecinin sonunda Allah Teâlâ, Nuh (a.s.)’a gemi yapmasını emretmiş; zulmedenler hakkında artık şefaatte bulunmamasını istemiştir. Bu aşamada Nuh (a.s.) alaylara maruz kalmış; fakat bu alaylar karşısında geri adım atmamıştır (Hûd 11/37–38)
.Konuşmacı karada hiçbir tufan belirtisi yokken gemi yapmaya kalkmanın hemde alay edilmesine rağmen, akıl vahiy bağlamında vahyin tüm sebep sonuç ilişkilerinde birincil öncelik olduğunu peygamber örnekliğinde dikkat çekmesi önemli bir husus idi.
Diğer taraftan akıl yolu ile dağa çıkar kurtulurum düşüncesindeki Hz.Nuh’un oğlunun akibeti de akıl vahiy ilişkisinde ölçüyü göstermesi açısından konuşmacının değindiği önemli bir başlıktı.
– Tufan sahnesinde, Nuh (a.s.)’ın kendi oğlunu bile kurtaramaması, nesep değil iman bağının esas olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur. “O senin ailenden değildir” hitabı, Allah katında yakınlığın imanla belirlendiğini göstermektedir (Hûd 11/45–46).
– Kıssa boyunca görüldüğü üzere, peygamberlerle aynı çatı altında bulunmak, hatta onlarla evli olmak bile hidayet için yeterli değildir. Nuh (a.s.)’ın karısı örneği üzerinden, imanın bireysel bir tercih olduğu vurgulanmıştır (Tahrîm 66/10).
– Nuh (a.s.)’ın duası ve bedduası da tebliğ sürecinin bir parçası olarak ele alınmış; uzun süreli davete rağmen kavminin zulüm ve inkârda ısrar etmesi üzerine yaptığı bedduanın ilahî adalet bağlamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir (Nûh 71/26–28).
– Sunumda, Nuh (a.s.) kıssasının yalnızca tarihsel bir anlatı değil; bugünün davetçileri için bir yol haritası olduğu vurgulanmış; sabır, sebat, ilkesel duruş ve sonuç odaklı değil görev odaklı bir anlayışın altı çizilmiştir.
Konferansın sonunda, Nuh (a.s.)’ın tebliğ sürecinin bizlere; şirk karşısında net duruş, tevhidde ısrar ve her şartta davete devam etme sorumluluğunu hatırlattığı ifade edildi.
Konferansın videosu istifadenize sunulmuştur.

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar

İLKAV Teknik Komisyon