Cuma, Ağustos 28, 2026
Ana sayfa YazarlarEmrullah AYAN Hutbe: Mü’minler Allah’tan başkalarından korkmaz

Hutbe: Mü’minler Allah’tan başkalarından korkmaz

by İlkav Editor
9 👁
A+A-
Reset

Hutbe: Mü’minler Allah’tan başkalarından korkmaz
“…Onlardan (Zalimlerden) korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız.” (Bakara: 150)
Kardeşlerim, bugün Hicrî Rabiu’l-Evvel ayının 15’i 1448/Cuma
Okuduğum âyette Rabbimiz şunları ifade ediyor: “Ey Müslümanlar, böylelerinin üzerinizde hiçbir egemenliği yoktur; size bir şey yapamazlar. Onların sözlerine bakıp gönderdiğim talimatlardan ayrılmamalısınız; çünkü dünya ve âhiretinize yön vermek elimde olduğu için Benden korkmalısınız, başkalarından değil! Mü’min yalnız Allah’tan korkar, zira rızık, ölüm ve hayat Allah’tandır. Onlardan korkmayın, çünkü onların size yapabilecekleri hiç bir şey yoktur.”
Kardeşlerim, unutmayalım ki, sahipleri için tevhîdî akîde her şeydir. Dünyada akîdelerinden başka bir şeye ihtiyaçları yoktur. Hayatlarında akîdelerinden başka bir gayeleri olamaz. Sadece akîdeleri için yaşadıklarından eksikliğini duyabilecekleri hiçbir şey kalmamıştır. Akîde uğrunda feda edemeyecekleri hiçbir şey yoktur. Bu, hakiki büyük gücün nefislerdeki doğumunu müjdeleyen ve böylece gönülleri Rablerine bağlayıp Allah’tan başkasından korkmamalarını sağlayan akidenin çarpıcı hâlidir. Akîde sahibi; tek olan, herkesin ve her şeyin Rabbi Allah’a bağlanmıştır. Akîde sahibi kimseden korkmaz. Zira o, âlemlerin Rabbi Allah’a iman etmiştir: “(Onlar öyle kimselerdir ki,) halk kendilerine ‘insanlar size karşı (ordu) topladı; onlardan korkun’ dediklerinde, bu söz sadece onların imanını artırdı ve ‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!’ dediler.” (Âl-i İmran: 173)
Aslında; dostlarının durumunu büyük gösteren, dostlarını kuvvet ve kudretle tanıtan, onların güç ve varlık sahibi olduklarını gönüllere fısıldayan şeytandır. Dostlarının yarar ve zarar verebileceğini yayan da odur. Şeytanın amacı, dostlarının eliyle yeryüzünü şer ve fesada boğmaktır. Boyunduruğuna girip emirlerine sarılan kuklalar hazırlamaktır. Şeytan ister ki, dostlarını reddedecek hiçbir ses çıkmasın. Hiç kimse dostlarını alaşağı edip şer ve fesadı önlemesin. Çünkü o, şeytandır: “(Mü’minler!) Size bu sözü söyleyen şeytandır. (Sizi kâfir) dostlarıyla korkutmaktadır. Eğer mü’minlerseniz onlardan korkmayın, Benden korkun.” (Âl-i İmran: 175)
Batılın şişinip şerrin büyümesinde, güçlü, saldırgan ve zorba görünmesinde şüphesiz ki şeytanın çıkarı vardır. Batılın; karşısında durulup direnilmez, yenilmez bir güç olduğunu yayar durur. İşin böyle görünmesinde hiç kuşkusuz şeytanın maslahatı vardır. Dostları korku ve dehşet perdesi altında, şiddet ve terörün gölgesinde şeytanı rahatlatan işler yapıyor. Öyle ki, iyiyi kötüye, kötüyü de iyiye çeviriyor; fesad, batıl ve dalâlet yayıyor, doğruluk, hak ve adaletin sesini kısıyor ve böylece kendilerini güya yeryüzü ilahları haline getiriyorlar. Yani, karşılarına çıkabilecek, iktidarlarına son verecek kimselerin cesaretini kırıp süslü gösterdikleri batılın sahteliğini ve boğmaya çalıştıkları hakkın parlaklığını ortaya koyacak kimseleri sindirerek şerri koruyup hayrı katleden  kimseleri put haline getiriyorlar.   
Şeytan, sadık dostlarının yardımına sığınarak aldatıyor, oyunlar tezgâhlıyor ve ihanet ediyor. Vesveseye dayanıksız kimseleri dostlarıyla korkutuyor. Bundan dolayı Allah, şeytanı tüm açıklığıyla; yani hile ve oyunlarını gizleyen örtüleri kaldırıp ortaya koymaktadır. Böylece mü’minlere, şeytânî hile ve vesveselerin hakikatini tanıtmaktadır. Ta ki mü’minler dikkatli olsunlar, şeytanın dostlarından korkup ürkmesinler. Zira şeytan da, dostları da mü’mini korkutamaz. Rabbine güvenip gücüne dayanan mü’min, bunların hiçbirinden korkmaz.
Kendisinden korkulacak yegâne güç; hiç kuşkusuz yarar ve zarar verebilen Allah’tır. Allah, mü’minlerin korkacakları tek güçtür. Onlar sadece Allah’tan korkarlarsa, tüm güç sahiplerinden daha güçlüdürler demektir. O zaman hiçbir güç karşılarında dayanamadığı gibi şeytan ve dostları da dayanamaz. “Eğer mü’minlerseniz, onlardan korkmayın, benden korkun.” (Âl-i İmran: 175)
Zaten Kur’an, güç ve değerlerin gerçek ölçüsünü koymak için inmiştir. Varlık âlemindeki tek gücün ilâhî güç olduğunu, kâinatta imandan başka bir kıymetin bulunmadığını belirleyen O’dur. Öyleyse Allah’ın gücü kimin yanındaysa, tüm görünür güçlerden soyutlanmış olsa bile ona korku yoktur. Allah’ın gücünden yoksun olan için ne güven, ne de huzur vardır. Bütün güçler tarafından desteklense bile öyledir. Kimin îmânî bir kıymeti varsa, hayrın hepsi kendisinin demektir. Kim de bu kıymetten yoksun ise ona hiçbir şey fayda veremez.
28.08.2026
Hazırlayan: Emrullah AYAN

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar