Cumartesi, Temmuz 18, 2026
Ana sayfa CUMA KONFERANSLARI Ayan; İnsan, yüklendiği emanetin bilincinde yaşamalıdır

Ayan; İnsan, yüklendiği emanetin bilincinde yaşamalıdır

by İlkav Editor
22 👁
A+A-
Reset

Ayan; İnsan, yüklendiği emanetin bilincinde yaşamalıdır

Emrullah Ayan, İLKAV Cuma Konferansında, “Allah İnsanı Sorumluluk Sahibi Kılmıştır” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Kur’an’ın Ahzâb: 72. âyeti ekseninde gerçekleştirilen sunumda, insanın yeryüzündeki varlık sebebi, Allah’a karşı sorumluluğu ve hayatın her alanında üstlenmesi gereken emanet bilinci üzerinde duruldu.
Program girişinde; insanın yaratılışıyla birlikte kendisine verilen en büyük nimetin akıl ve irade olduğu ifade edildi. Konuşmada, İslâm’da sorumluluğun temelinin akıl ve irade olduğu vurgulanıp “Aklı olmayanın sorumluluğu da yoktur.” kaidesi hatırlatıldı.
Konuşmacı, Ahzâb: 72’deki “Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; onlar onu yüklenmekten çekindiler, onu insan yüklendi.” âyetini merkeze alarak, bu emanetin; Allah’ın emir ve yasakları, insanın iradesi ve yükümlülüğü olduğunu ifade etti.
Emanetin sadece bireysel ibadetlerden ibaret olmadığını belirten konuşmacı, insanın yeryüzünün halifesi olarak görevlendirildiğini, bu görevin ise hayatın her alanında adalet, doğruluk ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi gerektirdiğini söyledi.
Konuşmada, Kur’an’ın insanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliğin irade olduğunu bildirdiği ifade edilerek, dağların, taşların ve diğer canlıların Allah’ın kendilerine verdiği görevi eksiksiz yerine getirdiği, buna karşılık insanın ise iradesini yanlış kullandığında sorumluluğunu ihmal etmiş olacağı dile getirildi.
Kur’an’da geçen “Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağıdır.” ifadesine de değinilen konuşmada, bunun hayvanları küçümseyen bir ifade olmadığı, aksine kendine verilen akıl ve iradeyi vahyin rehberliğinde kullanmayan insanın düştüğü durumu anlattığı belirtildi. Hayvanların yaratılış gayelerine uygun hareket ettikleri, insanın ise kendine verilen emaneti yerine getirmemesi hâlinde büyük bir kayıp yaşayacağı ifade edildi.
Programda, insanın yalnızca Allah’a karşı değil; ailesine, çocuklarına, akrabalarına, komşularına ve içinde yaşadığı topluma karşı da sorumluluk taşıdığı vurgulandı. Kur’an’ın ve Peygamberimizin (S) öğretilerinin, Müslümanın çevresine karşı duyarlı olmasını emrettiği belirtilirken, her bireyin öğrendiği hakikatleri başkalarına ulaştırmakla da yükümlü olduğu ifade edildi.
Konuşmada ayrıca dünya-âhiret dengesine dikkat çekildi. İslâm’ın dünyayı tamamen terk etmeyi değil, dünyayı âhiretin kazanılması için bir imkân olarak değerlendirmeyi öğrettiği ifade edildi. Dünyanın âhiretin tarlası olduğu hatırlatılarak, mal ve imkânların Allah’ın rızası doğrultusunda kullanılmasının önemi vurgulandı.
Kur’an’ın “İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı zannediyor?” (Kıyamet: 36) âyeti hatırlatılarak, insanın hayatının hesapsız olmadığı, yaptığı her davranıştan ve yerine getirmediği her sorumluluktan Allah katında hesaba çekileceği vurgulandı. Peygamberimizin Veda Hutbesi’nde ümmetine yaptığı “Tebliğ ettim mi?” hitabının da bu sorumluluk bilincinin en önemli örneklerinden biri olduğu ifade edildi.
Konuşmanın son bölümünde, Müslümanların imanlarını sadece sözde bırakmamaları gerektiği belirtilip gerçek imanın salih amellerle ortaya çıkacağı ifade edildi. İmanın; dil ile ikrar, kalp ile tasdik ve amellerle ortaya konulan teslimiyet olduğu hatırlatıldı.
Program, tüm Müslümanların Allah’a, ailelerine ve topluma karşı sorumluluklarının bilincinde yaşamaları, emanet şuuru ile hareket etmeleri ve hayatlarını Kur’an ve sünnet doğrultusunda şekillendirmeleri temennisiyle yapılan dua ile sona erdi.

Programın videosu istifadenize sunulmuştur.

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar