Tüfekçioğlu; Hz. İbrahim’in duaları mü’minler için örnek olmalı
Mutlu Tüfekçioğlu, İLKAV Cuma Konferansında, “Hz. İbrahim ve Duaları” konulu bir sunum gerçekleştirdi.
Cuma sohbetinde bu hafta “Hz. İbrahim ve Duaları” konusu ele alınıp Hz. İbrahim’in hayatı, mücadelesi ve Kur’an’daki dualarının günümüz Müslümanlarına verdiği mesajlar anlatıldı. Sohbette, Hz. İbrahim’in yalnızca tevhid mücadelesiyle değil, ailesine, nesline ve gelecek kuşaklara yönelik dualarıyla da mü’minler için önemli bir örnek olduğu vurgulandı.
Konuşmada, Bakara: 124’e dikkat çekilerek Hz. İbrahim’in, soyundan da önderler yetişmesi yönündeki duası ve Allah’ın “Benim ahdim zalimlere erişmez” buyruğu üzerinde duruldu. Bu ayetten hareketle, Allah katındaki nimet ve makamların soy bağıyla değil, kişinin kendi iman ve teslimiyetiyle kazanılacağı ifade edildi. Rasullerin yakınlarının dahi kendi tercih ve amelleriyle imtihan edildiği belirtilerek, hidayetin zorlamayla değil, kişinin bilinçli tercihiyle gerçekleşeceği hatırlatıldı.
Hz. İbrahim’in eşi Hacer ve oğlu İsmail’i Mekke’de bırakmasının ardından yaptığı dualar da sohbetin önemli başlıkları arasında yer aldı. Onun Mekke’nin güvenli bir belde olması ve Allah’a iman edenlerin rızıklandırılması yönündeki duası üzerinden, Allah’ın dünya hayatında inananlara da inanmayanlara da rızık verdiği, ancak insanın ahiretteki akıbetinin iman ve amelleriyle belirlendiği anlatıldı.
Bakara:127’de yer alan, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in Ka’be’yi inşa ederken yaptıkları “Rabbimiz! Bizden kabul buyur” duası üzerinde de duruldu. Bu duanın, salih amelin ardından Allah’tan kabul dilemenin önemini gösterdiği ifade edildi. Müslümanların Allah yolunda üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeleri, ardından yaptıkları çalışmaların kabulü için dua etmeleri gerektiği vurgulandı. Ayrıca ibadet ve duanın birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğu belirtildi.
Bakara: 128’deki “Bizi sana teslim olanlardan eyle, soyumuzdan da sana teslim olan bir ümmet meydana getir” duası üzerinden nesil yetiştirmenin sorumluluğuna dikkat çekildi. İyi ve salih evlatlar yetişmesini isteyen anne babaların yalnızca dua etmekle yetinmemeleri; çocuklarının imanî ve ahlaki gelişimleri için gayret göstermeleri gerektiği ifade edildi. Müslümanların ferdî ibadetlerinin yanında ümmet bilinciyle hareket etmeleri, toplumsal çalışmalara katılmaları ve Allah’ın dinini gelecek nesillere aktarmak için çaba göstermeleri gerektiği dile getirildi.
Hz. İbrahim’in, Allah’tan kendilerine ibadet edecekleri yolları gösterip tövbelerini kabul etmesini istemesi de sohbetin önemli mesajlarındandı. Mü’minin dinini toplum veya geleneklerden öğrenmekle yetinmemesi, Kur’an ve sünnete yönelerek Allah’ın razı olacağı kulluğu öğrenmesi gerektiği belirtildi. Tövbenin, insanın acziyetini kabul edip Allah’a yönelmesi ve rahmetinden ümit kesmemesi anlamına geldiği ifade edildi.
Bakara: 129’daki, insanlara Allah’ın âyetlerini okuyacak, kitabı ve hikmeti öğretecek, onları arındıracak bir rasul gönderilmesi duası üzerinden Kur’an’ın hayatın merkezine alınması gerektiği vurgulandı. Kur’an’ın yalnızca okunmak veya dinlenmek için değil, anlaşılıp yaşanmak için gönderildiği hatırlatıldı. Rasullerin de insanları şirk, yanlış inanç ve kötü davranışlardan arındırıp doğru yola ulaştırmayı amaçladığı ifade edildi.
Sohbet devamında, Hz. İbrahim’in kendisinin ve çocuklarının putlara tapmaktan uzak tutulmasına dair duası ele alındı. Günümüzde de mü’minlerin kendilerini ve ailelerini Allah’ın dininden uzaklaştıran fikir ve anlayışlardan korumak için bilinçli bir mücadele vermeleri gerektiği belirtildi. Özellikle çocukların yalnızca maddî ihtiyaçlarının değil, manevî ve imânî gelişimlerinin de gözetilmesinin önemine dikkat çekildi.
Son olarak Hz. İbrahim’in salih evlat, namazda devamlılık ve neslinin tevhid üzere yaşaması için yaptığı dualar hatırlatıldı. Mü’minlerin gelecek nesillere bırakacakları en değerli mirasın mal-mülk değil; iman, tevhid bilinci, Kur’an ahlâkı ve güzel örneklik olduğu ifade edildi. Gazze’de yaşananların da tüm insanlar için önemli bir imtihan olduğu belirtilip mü’minlerin hak ve adalet karşısındaki duruşlarının önemine değinildi.
Sohbet, mü’minlerin Hz. İbrahim’in dualarını sadece dilleriyle tekrarlamakla kalmayıp onun tevhid mücadelesini, fedakârlık ve teslimiyetini hayatlarına taşımaları gerektiği vurgusuyla sona erdi.
Konferansın videosu istifadenize sunulmuştur.