İLKAV Cuma Konferansında Dünya Kudüs Günü gündem oldu
Ramazan ayının son Cuma’sı, Kudüs ve Mescid-i Aksâ farkındalığı oluşturmak amacıyla Dünya Kudüs Günü olarak idrak ediliyor.
İLKAV da bu farkındalığı oluşturmak, siyonist İsrail’in; Filistin’de, Gazze’de uyguladığı abluka, katliam, soykırım ile Kudüs’te uyguladığı Müslümanları yıldırarak göçe zorlama ve Mescid-i Aksâ’da uyguladığı baskın ve şiddete dikkat çekmek için bu etkinliği yapıyor ve Filistinli kardeşlerinin yanında olduğunu ilan ediyor.
İLKAV’da bu sene gerçekleştirilen programda Emrullah Ayan konuşmacı oldu.
Ayan konuşmasında; Mescid-i Aksâ’nın mübarek oluşunu, Müslümanların ilk kıblesi olması hasebiyle önemli ve değerli olduğunu belirttikten sonra buranın siyonist İsrail’in işgalinde olduğunu ve bu işgalin Müslümanların duyarsızlığı ve edilgen pasiflikleri yüzünden gün geçtikçe daha da kökleştiğini ifade etti.
Ardından; Ümmet’in bu zillete düşmesinin sebebinin de, vahiyden koparak cahiliyeye sürüklenerek izzetini, İslâmî hassasiyet ve vahdetini kaybetmesinin ardından da pasifleşerek edilgen bir konuma savrulup tevhîdî niteliğini zayi ederek zillete düşmesi sonucunda Kudüs’ü ve Mescid-i Aksâ’yı kaybetti.
Kudüs ve Mescid-i Aksâ işgal altındadır. Çünkü ümmet tevhîdî niteliğini ve vahdetini kaybederek zillete düşmüştür. Ümmetin tevhîdî niteliğini kaybetmesi, Kur’ân’ı terk etmesi ve ilk nesli izlemekten uzaklaşması, cahiliyeyi tekrar üretmesi; Din’i ve Kitab’ı parçalayıp hizipleşerek, gücünü yitirip dağılmasıyla gerçekleşmiştir. Gelinen bu noktada ümmet Kur’an’la yeniden inşâ edilmeden, tanklara, uçaklara, donanımlı bir orduya karşı yürütülen bir cihad, ümmeti kuşatıp küreselleşmeden kurtuluş yoktur.
Bugün sadece Mescid-i Aksâ değil, Ka’be ve Mescid-i Nebevî de Amerikancı yönetimlerin kuşatmasındadır. Ankara, Kahire, Şam, Riyad, Amman vb. başkentlerin temsil ettiği İslâm coğrafyası tâğûtî sistemlerin kuşatmasını aşmadıkça ve cahiliyenin karanlıklarından çıkıp Kur’an’ın aydınlığına kavuşmadıkça, Kudüs ve Mescid-i Aksâ da kurtulamaz.
Bu işgal, İslâm coğrafyasında tekrar Kur’an merkezli tevhîdî inşânın, Kur’an’la yeniden dirilişin önünü kesmek için uygulamaya konan haçlı kuşatmasının ve küresel emperyalist projenin bir parçasıdır. Dolayısıyla küresel emperyalistlerle ve yerli işbirlikçileri tâğûtî sistemlerle topyekûn mücadeleye tıpkı Mekke Kur’an neslinin cahiliyeye karşı verdiği mücadele gibi Kur’an’la büyük cihada ihtiyaç vardır.
Kudüs ve Mescid-i Aksâ’ya değer kazandıran Kur’an iken, Kur’an’ın hâkimiyeti için yerli tâğûtî güç ve sistemlerle mücadele etmeyenlerin, cahiliyeden tam bir ayrışma ve tavizsiz bir tevhîdî mücadeleyi ikâme etmeyip Kur’an’dan taviz vererek tâğûtî sistemlerin partilerine eklemlenenlerin, kapitalist tüketim kültürü ile seküler ve kapitalistçe hayat yaşayanların, Kur’an okuyup ona çağırdıkları halde onunla amel etmeyenlerin, çağımızın Kur’an neslini ve ümmeti vahiyle inşâya gerekli ağırlığı vermeyenlerin Kudüs aşkı ve sevgisi anlamsızdır.
Ayan konuşmasının devamında, “Ümmet’in şu anki zilletinin sebebi Kur’an’dan ve onun pratiği sahih sünnetten uzaklaşmaktır. Bu zillet halinden kurtuluş da tekrar Kur’an’a ve Rasulün örnekliğine sarılmak suretiyle olacaktır” tesbitini yaptıktan sonra sunumunu sonlandırdı.
Dünya Kudüs Günü dolayısıyla düzenlenen konferansın videosu istifadenize sunulmuştur.