Cuma, Ocak 2, 2026
Ana sayfa CUMA HUTBELERİ Hutbe: Bir kavim kendini bozup değiştirmedikçe Allah onları değiştirmez

Hutbe: Bir kavim kendini bozup değiştirmedikçe Allah onları değiştirmez

by İlkav Editor
7 👁
A+A-
Reset

Hutbe: Bir kavim kendini bozup değiştirmedikçe Allah onları değiştirmez
“… Bir kavim kendini değiştirip bozmadıkça Allah onların durumunu değiştirmez Allah bir kavmin fenalığını dileyince artık onun önüne geçilmez. Onlar için Allah’tan başka hâmi de bulunmaz.” (Ra’d: 11)
Kardeşlerim, bugün Hicrî Recep ayının 13’ü 1447/Cuma
 
Bu âyetinde Rabbimiz, bize değişimin; bireysel ve toplumsal değişimin yasasını anlatıyor. İnsanlar ve toplumlar kendi kendilerini değiştirmedikçe, kendi içlerinde olanı değiştirip kendi kendilerini iyiliğe doğru götürmedikleri sürece Allah onları değiştirecek değildir. Öyleyse eğer Rabbimizin bizi değiştirmesini, bizi iyiye, doğruya, Hakka yönlendirmesini istiyorsak, biz önce kendimizi değiştirmek, kendimiz iyiye, doğruya, Hakka, hidâyete yönelerek kendimizi ıslah etmek zorundayız.
Allah, insanlara verdiği nimeti veya azabı, üstünlüğü ya da alçaklığı, izzetliliği ya da ezilmişliği, onlar düşünce, davranış ve pratik hayatlarını değiştirmedikçe değiştirmez. Allah onların şahısları ve davranışları açısından ortaya koydukları değişiklikler doğrultusunda onların durumlarını değiştirir. Gerçi, Allah daha olmadan ne olacağını bilir. Ne var ki, onlara dair hüküm fiillerine göre olacaktır ve bu hüküm yaşanan değişiklikle aynı zamanda gerçekleşecektir.
Kuşkusuz bu, insana ağır sorumluluk yükleyen bir gerçektir. Allah’ın iradesi ve buna dair yasası, insanlar hakkındaki iradesinin yine insanların davranışları yönünde gerçekleşmesi şeklindedir. İradesi, bu konudaki yasasını, onların bu yasaya karşı takındıkları tavır uyarınca yürürlüğe koyması yönündedir.
Allah’ın hâlimizi değiştirmesini, çevremizdekilerin, çocuklarımızın, hanımlarımızın, arkadaşlarımızın, dostlarımızın hayatlarını beğenmeyip de Allah’ın değiştirmesini mi istiyoruz? Veya bu toplumun hayatını ileri götürüp güzelleştirerek Müslümanlaştırmak mı istiyoruz? Kur’an ve sünnete uygun ferdî ve toplumsal yapıya mı kavuşmak istiyoruz? Öncelikle kendimizin ve toplumumuzun hayatını değiştirmeye, Allah’ın istediği hayata yönelmeye, Müslümanlığımızı güzelleştirme yoluna girmeye mecburuz.
Biz böyle bir adım atıp kendimizi değiştirmeye karar verirsek Allah da bizi değiştirir. Bir kimse veya toplum kendilerini olumlu ya da olumsuz değiştirmeyi istemedikçe Allah onları değiştirmiyor. Bir toplum kendisini değiştirme yoluna girmedikçe Allah o toplumu değiştirmiyor. Bu Allah’ın değişmez bir yasasıdır. Yattığımız yerden şikâyetlenip Allah’ın bizi ve toplumumuzu değiştirmesini beklememeliyiz. Bu sünnetullaha terstir.
 
Mala bakışı bozuk olup dünyayla ilişkisini Allah’ın istediği gibi ayarlayamayan, ferdî, toplumsal, ekonomik, hukûkî ve siyasî hayatını Allah’ın istediği şekilde dengede tutamayan, evinde; karısını ve çocuklarını Allah’ın istediği biçimde eğitemeyen, evinde Allah ve Rasulünün isminin dahi geçmediği, Kur’an’dan ve Resûlün sünnetinden habersiz bir hayat yaşayan bir ferdi, aileyi, toplumu Allah asla değiştirmez.
İnsanlar alıştıkları İslâm dışı hayatlarından rahatsız olup Allah’ın istediği bir hayat programına geçmeye karar verip bu yola girmedikçe Allah onları asla değiştirmez. Önce kendimiz değişikliğe talip olacağız, o zaman Allah da bizi değiştirecektir. Biz önce Kur’an ile tanışacak, tüm hayatımızı onunla yargılayıp Allah’ın razı olduğu hayata gireceğiz ki Allah da bizi düzeltsin. İşte İslâmî değişimin yasası budur.
Küfür ve şirkin de değişim anlayışları vardır. Bakın insanlara, hep değişim istiyorlar, değişimden yanalar değil mi? Yeterli bulmuyor, tatmin olmuyorlar o yüzden de mesela, modayı icad ettiler. Giyimini, hayat tarzını, arabasını, evini, eşyasını buna göre değiştiriyor. Bu da küfrün değişim modelidir.
Allah bir toplumun fenalığını dileyip kötülük ulaştırmayı murad edince artık onun önüne geçilmez. Hiç kimse bunu engelleyip Allah’ın takdirinin önüne geçemez. O’nun isyankârlara yazdığı azabı hiç kimse engelleyemez.
Allah, dünyada insanlara sınırlı bir özgürlük verir, ne yaparsanız yapın imtihan gereği size dokunmuyorum der, ama onlara bir kötülük dokundurmayı diledi mi artık onun önüne kimse geçemez. Onlar için Allah’tan başka hâmî de bulunmaz.
Hutbemin başında okuduğum âyet gayet açık ve yoruma ihtiyaç bırakmaz. Bu âyet: insana yüklediği sorumluluğun yanında insana verilen değeri de gösterir. Yüce Allah iradesini yürürlüğe koymayı insanın davranışlarına bağlamakla ona büyük bir değer vermiştir.
İlke bu şekilde belirlendikten sonra âyetlerin akışı, Allah Teâlâ’nın bir toplumun durumunu kötülüğe doğru değiştirmesini gözler önüne sermektedir. Çünkü onlar âyetten anlaşıldığına göre, durumlarını kötülüğe doğru değiştirmiş, Allah da onlara kötülüğü dilemiştir vesselâm…
02.01.2026
Hazırlayan: Emrullah AYAN
 

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar

İLKAV Teknik Komisyon