Salı, Ocak 13, 2026
Ana sayfa CUMA KONFERANSLARI Ayan; ABD Maduro’yu kaçırdı ama İsrail ile beraber Gazze’deki esirleri Hamas’tan alamadı

Ayan; ABD Maduro’yu kaçırdı ama İsrail ile beraber Gazze’deki esirleri Hamas’tan alamadı

by İlkav Editor
35 👁
A+A-
Reset

Ayan; ABD Maduro’yu kaçırdı ama İsrail ile beraber Gazze’deki esirleri Hamas’tan alamadı

Emrullah Ayan, İLKAV Cuma Konferansında, “Şeytan ABD’nin Venezuela’ya Operasyonu ve Hamas’ın Gazze Direnişi” konulu bir sunum yaptı.

Ayan, konferansında şu konulara değindi:
ABD, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşini bir gece operasyonuyla köşkünden alıp New York’a kaçırdı. Bağımsız bir devletin başkan ve eşini gece evinden alıp götürmek kabul edilemez büyük skandal ve uluslararası hukuk ve insanlık açısından kabul edilebilir bir durum değildir.
Trump’ın haydutluğuna Amerika’nın iç hukuku, BM, Uluslararası Ceza Mahkemesi vb. kuruluşlar “dur” demelidir. Bu kuruluşlar müdahale etmeyecekleri için, geçmişteki örneklerden de kalkarak bu kuruluşların yok hükmünde olduklarını ifade edelim.
Maduro’nun evinden alınıp New York’a kaçırılırken yardımcısı Rodriguez’in Rusya’da olması; ülkesine döner dönmez -sanki hiçbir şey olmamış gibi- başkanlığa vekalet etmesi, yönetimin kaldığı yerden görevlerine devam etmesi düşündürücüdür.
Maduro’nun köşküne saldırı düzenlenirken Venezuela askerlerinin bir mermi bile atmaması, Maduro’yu sadece Kübalı askerlerin savunması, bu işin farklı bir boyutunun olduğunu gösteriyor.
Trump’ın haydutluğunu protesto için Beyaz Saray önünde, Latin Amerika ülkelerinde ve diğerlerinde büyük protestolar yapılmasına rağmen Venezuela’da, Caracas’ta bir eylem yapılmaması çok ilginçtir. Venezuela halkının direnişçi olduğunu; geçmişte hem Chavez’in yanında, hem de Maduro’nun yanında yer alarak defalarca kanıtlayan bu halk, Neden sokaklara dökülmedi? sorusunun üzerinde durulması gerekir.
Fox News, “İçişleri ve Adalet bakanı Cabello ve Savunma Bakanı Padrino Lopez’in Maduro’ya yapılan operasyon içinde olduklarını söylemiştir.” CIA’nın devşirdiği korumalarıyla Maduro’nun yakından takip edilerek rapor edildiği iddia ediliyor. 150 uçağın katıldığı, Başkent ve dört eyaletin kritik yerlerinin vurulduğu harekâtta hava savunma sistemlerinin devreye girmemesi, gözle görülür bir direniş yapılmaması, ordu ve diğer yetkililerin bunun içinde olduğu ihtimalini doğruluyor.
Trump, Venezuela’nın petrol ve nadir toprak elementlerine çökerek kontrol etmek için uzun zamandır Venezuela’nın petrol tankerlerine uluslararası sularda el koyuyordu. Açıkça; “Ben Venezuela’nın petrol sahalarını istiyorum. Venezuela’da ABD’nin petrol şirketlerini devreye sokacağız. Milyarlarca dolar harcayıp petrol altyapısını onaracak, ülke için para kazanmaya başlayacaklar.” diyerek uluslararası hukuku tanımadıklarını açıkça dünyaya mesaj vermiş, ABD’nin haydut bir devlet olduğunu belgelemiştir.
Bunu; ABD Güney Komutanlığı Komutanı Richardson; “ABD’nin Latin Amerika’daki ilgi odağı demokrasi değil petrol, lityum, altın ve nadir toprak elementlerini kontrol etmektir. Bölgede en büyük petrol rezervlerine ve stratejik kaynaklara sahip Venezuela başlıca hedef konumundadır.” diyerek itiraf ediyor.
Amerika bu haydutluğu sadece Venezuela’da yapmadı. Bugün yapılanın; 11 Eylül 2001’de, New York’un Dünya Ticaret Merkezi İkiz Kulelerine el-Kaide’nin saldırdığı bahanesiyle Afganistan’a saldırması; Şili Devlet Başkanı Allende’ye CİA destekli Pinochet’in 1973 darbesi; Panama Devlet Başkanı Noriega’yı, uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklama suçlamalarıyla 1990’da alıp götürmesi; Saddam Hüseyin’i, el-Kaide’ye destek olmak, kimyasal silah bulundurma suçlamalarıyla Irak’ı işgal edip idam etmesinden hiçbir farkı yoktur.
Yine Trump, Gazze’yi tatil yeri yapacağını ve Gazze açıklarındaki büyük Hidrokarbon yataklarını işleteceklerini de söylemiş; Grönland adasını alacağını da söylemişti. Şili, Arjantin ve Bolivya üçgenindeki zengin lityum yataklarının varlığı Amerika’nın yeni hedefi olması açısından yeter sebeptir.
ABD’nin en büyük müttefiki İsrail’e birkaç yıl önce Kudüs’ü başkent olarak kabul ettiği gibi; bugün Amerika kıtası, yarın İslâm coğrafyası işgal edilebilir.
Evet, ABD korsan bir operasyonla âdeta oyun oynar gibi bir devlet başkanını kaçırdı. Anlaşılan içeriden çok ciddi yardım almışlar. Ne ordusu ne de halkı Maduro’yu koruyamadı. Bir ülke ve halkı nasıl oluyor da liderlerini korumada bedel ödeyemiyor, silik ve aciz bir hâli tercih ediyor.
İşte tam burada Hamas’ı ve Gazze halkını değerlendirelim: İki yılı aşkın süredir, tarihte görülmemiş bir bombardıman, soykırım; açlık, susuzluk ile evlerini, çocuk ve kadınlarını her şeylerini fedâ ettiler. Fakat izzetlerini de, tek bir esiri de İsrail-ABD ve diğerleri ellerinden alamadılar. İşte bu; iman, adanmışlık ve Allah’a teslimiyetin doruk noktası ve imanın sahaya yansıması, insanlığı sarsması, şahidliği ve İslâm’ın izzetini dünyaya göstermesi açısından muhteşem bir direniştir ve hâlâ devam ediyor.
Konuyu bir de ABD’nin uluslararası uyuşturucu trafiğini tekeline alması ve narko-dolar gelirleri açısından değerlendirecek olursak şu tespitleri yaparız:
Afganistan İslâm Emirliği, dünya eroin pazarının hammaddesi haşhaş üretimini yasaklayıp üretimi % 95 oranında durdurmuştur. Bu, dünya tarihinin en büyük narko-ekonomik darbesidir.
Dünya bankacılık sistemindeki kriz dönemlerinde sistemi ayakta tutan uyuşturucu
nakit para akışı Afganistan’daki bu kesintiyle büyük bir darboğaza girmiştir.
Eroin üretiminin durması, yalnız sokaktaki uyuşturucuyu değil, bu trafiği yöneten istihbarat servisleri ve gizli yapıların örtülü ödeneklerini de kuruttu. (ABD ve tüm askerî Üsleri, NATO, CIA, MI6)
Afganistan eroini kesilince, sistem kokain bağımlılığını artırmış; ABD bu trafiğin merkezi Venezuela’yı doğrudan kontrol etmek istiyor. ABD, Venezuela’daki kontrol dışı kartelleri vurup pazarı tek merkeze bağlayıp uyuşturucu parasına tek başına çökmek istiyor.
Bir ülkenin toprağındaki haşhaş ekimini ve ilaca dönüşümünü kontrol etmesi, dünya
finans sistemine karşı bir bağımsızlık ve savaş ilanıdır. Bugün Afganistan güçsüz gibi görünse de dünya finans sisteminin boğazını Allah rızası için tutmuş, Batı merkezli dünya sistemini nefessiz ve nakitsiz bırakmıştır.
Trump’ın Venezuela hamlesinin bir ayağı da, Afganistan’da kesilen “para musluğunu” kokainle yeniden açma girişimidir.

Yorum yazın

* Bu formu kullanarak girdiğiniz bilgilerinizin saklanmasını ve size ulaşım için kullanılabileceğini onaylıyorsunuz.

İLKAV


İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı

Editör'ün Seçimi

Son Yazılar

İLKAV Teknik Komisyon