Üye Ol  -  Şifremi Unuttum?
Facebook
 
 
> Halimizi Sorgulamak – 7...

> Pamak: Halimizi Sorgulamak – 6...

> Pamak: Şu Hâlimize Bakın, Hâlâ Rabbimize Sığınıp Tevbe Etmeyecek ...

> Şu Hâlimize Bakın, Hâlâ Rabbimize Sığınıp Tevbe Etmeyecek miyiz? ...

> Hesap Gününde Yaşanan Kahredici Pişmanlığa Karşı Tedbir Alalım...

   
En Çok Okunanlar

Anasayfa  >   ALTERNATİF EĞİTİM KONFERANSLARI  >  2008
 
Militarist Darbe-Çete Düzeninde Sorumluluklarımız
Tarih: 02/11/2008
   


İlmi Kültürel Araştırmalar Vakfı bu hafta Rıdvan Kaya’yı konuk etti. Türkiye’nin temel sorunlarından olan militarizm olgusunun ele alındığı “ Militarist Darbe-Çete Düzeninde Sorumluluklarımız” konulu konferans pazar günü saat 13’te başladı.

İlmi Kültürel Araştırmalar Vakfı bu hafta Rıdvan Kaya’yı konuk etti. Türkiye’nin temel sorunlarından olan militarizm olgusunun ele alındığı “ Militarist Darbe-Çete Düzeninde Sorumluluklarımız” konulu konferans pazar günü saat 13’te başladı. Konuşmada ilk olarak Militarizm’in, her şeyin askerlerce belirlendiği bir sistem şeklinde anlaşılmaması gerektiği, militarizmin gerçekte “etkin bir ordunun iç işleyişinin –üstlere koşulsuz itaat ve sadakat, disiplin, ödevin kutsallığı gibi- değer ve kurallarının toplumsal ve siyasal düzen ve düşünüşe, ilişkilere egemen kılınması” olarak algılanması üzerinde duruldu.

Militarist zihniyetin kendini meşrulaştırma çabalarının, Cumhuriyet ve Demokrasiyi koruma iddialarının gündeme getirildiği konuşmada, ülkede halk iradesini sınırlayan resmi bir ideolojinin varlığı sebebiyle seçilmişler üzerinde son söz sahibi konumundaki kurumsal bir yapı ve gerektiğinde her zaman müdahaleye hazır bekleyen zinde güçler var oldukça demokrasiden söz edilmesinin oldukça zor olacağı vurgulandı. Bu bağlamda; amaç halkın iradesi önündeki engelleri kaldırmaksa ve özgürlük alanının genişletilmesi ise; öncelikle resmi ideoloji dayatmasına son verilmesi, bürokratik oligarşi ile hesaplaşılması ve tüm boyutlarıyla bir olgu haline gelen darbeciliğin bir an önce tasfiye edilmesi gereği üzerinde duruldu. Bu bağlamda sonu ne olur bilinmez ama süreç olarak Ergenekon davasının Türkiye de militarizm ve resmi ideolojiye karşı halkın iyi bir kazanımı olduğunu da dile getirdi.

Kaya: “Türkiye’de Kemalist resmi ideoloji ve militarist bir siyasi kültür egemen ordu asla sorgulanamıyor. Askerliğin kısaltılması gibi bir konuya dahi siyasiler karar veremiyor. Eğer asker sivil ilişkilerinde bir sorun varsa bunun sorumlusu her zaman siviller olarak görülüyor. Bu sebeple sivillerde orduya karşı aşırı ürkek davranarak veya askere dayanarak iktidarda kendilerine yer açma gayreti içinde oluyorlar. Dolayısıyla bu tavır askerin müstağniliğini arttırıyor. Tahakkümünü besliyor.” dedi. Korku temelli bir söylemin ülkeye hâkim olduğunun altının çizildiği konuşmada “önce ciddi bir korku senaryosu çiziliyor; var olan korkular daha da besleniyor, büyütülüyor ama hemen ardından korkmayın, biz buradayız müjdesi veriliyor. Yani muhatap önce korkutuluyor, sonrada rahatlatılıyor bu klasik bir bağımlılık oluşturma siyaseti” denildi.
 
Konuşmasında siyasi zaaf ve tutarsızlıklar bağlamında, ilkesiz yaklaşımların, cesaretsizliğin çifte standartçılığın ve kendine özgürlükçülüğün altını çizen Kaya: “ kendine özgürlükçülük hemen her kesimde görülebilen yaygın ve bulaşıcı bir hastalıktır.” dedi. Bizim adaletli ve ilkeli biçimde bizim dışımızda olan insanlarında hak ve hukuklarını vahyin bize çizdiği sınırlar içerisinde ilgilenmek zorunda olduğumuzun altını çizdi.

Halkın darbeler karşısında edilgenliği ve pasif muhalefetinin örneklerle dile getirildiği konuşma da son olarak şu hususlar ifade edildi.28 Şubat gibi baskı dönemlerinde direnişin daha canlı iken, AKP iktidarından sonra ortam daha müsait olmasına rağmen İslami mücadelenin zayıfladığı görülmektedir. Bunun AKP iktidarından ziyade 1999 lu yıllardan itibaren Müslümanlardaki çözülüşle bir ilgisinin olduğu, diğer taraftan muhafazakâr kesimdeki “bekleme” “her şey iyi olacak” mantığının yerleşmesinden kaynaklandığını söyleyen Kaya, sözlerini şu şekilde tamamladı. Militarist düzenin karakterini yapısını işleyişini belirlemenin ve buna tavır almanın ancak köklü bir mücadele zeminini ve kadrolarını oluşturmakla mümkün olabileceği, bu kadroların oluşması içinde öncelikli olarak sağlam ve sahih bir bilinçle donanmanın gereği vurgulandı.

Bu içerik 1523 defa görüntülendi.
 
 
Yorumlar
Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız
e-Posta Adresiniz
Başlık
Yorum
Kalan karakter sayısı : 6000
Güvenlik Kodu
 
 
Copyright © 2013 İLKAV - İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı
Strazburg Caddesi No:18/4 SIHHIYE/ANKARA
Telefon :  +90 (312) 229 79 76 e-posta:  iletisim@ilkav.org
İLKAV Teknik Komisyon