Üye Ol  -  Şifremi Unuttum?
Facebook
 
 
> Halimizi Sorgulamak – 7...

> Pamak: Halimizi Sorgulamak – 6...

> Pamak: Şu Hâlimize Bakın, Hâlâ Rabbimize Sığınıp Tevbe Etmeyecek ...

> Şu Hâlimize Bakın, Hâlâ Rabbimize Sığınıp Tevbe Etmeyecek miyiz? ...

> Hesap Gününde Yaşanan Kahredici Pişmanlığa Karşı Tedbir Alalım...

   
En Çok Okunanlar

Anasayfa  >   BASIN AÇIKLAMALARI  >  2008
 
Başörtüsüne Özgürlük
Tarih: 06/02/2008
   


İLKAV (İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı) ile Genç Birikim Dergisi öncülüğünde başlatılan ve 200’ü aşkın sayıda kuruluşun imzasını taşıyan “İslami Kimliğe ve Başörtüsüne Şartsız ve Sınırsız Tam Özgürlük" bildirisi tam anlamıyla bir adalet ve başörtüsü manifestosu niteliği arz ediyor. Bildiri ile kamuoyu, kimsenin kimseye din yada ideoloji dayatmadığı, herkesin dilediği dini yada ideolojiyi özgürce tercih edip özgürce yaşayabildiği adalet vasatını birlikte tesis etmeye çağrıldı.

"İslami Kimliğe ve Başörtüsüne Şartsız ve Sınırsız Tam Özgürlük" bildirisi
ADALET, ÖZGÜRLÜK VE BAŞÖRTÜSÜ MANİFESTOSU

İLKAV (İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı) ile Genç Birikim Dergisi öncülüğünde başlatılan ve 200’ü aşkın sayıda kuruluşun imzasını taşıyan “İslami Kimliğe ve Başörtüsüne Şartsız ve Sınırsız Tam Özgürlük" bildirisi tam anlamıyla bir adalet ve başörtüsü manifestosu niteliği arz ediyor. Bildiri ile kamuoyu, kimsenin kimseye din yada ideoloji dayatmadığı, herkesin dilediği dini yada ideolojiyi özgürce tercih edip özgürce yaşayabildiği adalet vasatını birlikte tesis etmeye çağrıldı.

Bildiri 06. 02. 2008 günü Vakit Gazetesi'nde yayınlanırken, Bugün Gazetesi'nin ise son anda gündemdeki tartışmaları gerekçe göstererek yayınlamaktan vazgeçtiği öğrenildi. Gazete yönetiminin “ortamdaki gerginlik havası” bahanesiyle son anda bildiriyi yayınlamaktan vazgeçmesi, ilgili kuruluşlar tarafından bir açıklamayla kınandı.

İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı ile Genç Birikim Dergisi’nin öncülüğünde Ankara'daki AKEV-ASDER-AYDER-KARDELEN-VAHDET gibi gönüllü kuruluşların katılımları ile hazırlanan ve ülke genelinde imzaya açılan "İslami Kimliğe ve Başörtüsüne Şartsız ve Sınırsız Tam Özgürlük" başlıklı bildiri iki yüz civarında kuruluşun destek imzasıyla birlikte bugün Vakit Gazetesi'nde yayınlandı.

Başörtüsü konusunda siyasiler eliyle yürütülen tartışmalara, konunun yıllardır acısını çekenler tarafından yeni bir boyut kazandırılması, hayatın ve hakların bütüncüllüğüne dikkat çekilmesi, İslami kimliğe yönelik tüm baskı ve yasakların kaldırılmasının vurgulanması ve ayrım gözetmeden herkese özgürlük talep edilmesi açısından önem arz eden bildiri tam bir adalet ve özgürlük manifestosu özelliğini taşıyor.

Bildiriye imza koyan ve milyonlarca insanı temsil eden 200’ü aşkın kuruluş, bu ülkenin Müslümanları olarak yıllardır burada olduklarını ve bundan sonra da varolmaya devam edeceklerini belirterek başladıkları açıklamada, İslami kimlik ve değerlere karşı acımasızca sürdürülen baskı, yasak ve zulümlere dikkat çekiyorlar.

Başörtüsü yasağının bunlardan sadece biri olduğunun önemle vurgulandığıbildiride; "Bugün bu büyük zulme, hiç değilse üniversitelerde ve kısmenson vermek için yola çıkanlar, oluşturulan baskı ve korku atmosferindeönerdikleri çözümle, aslında yeni yasakların ve çözümsüzlüklerinkapısını açmak üzere bulunuyorlar. Bu teklif, üniversitelerde dahiyasağı tam anlamıyla kaldırmak bakımından zaaflıdır. Hatta askerin“başörtüsü bağlama” formunu yasalaştırarak yeni çözümsüzlüklerinkapısını açmaktadır. Diğer yandan, anayasa ve yasalarda dayanağıolmayan fiili yasağı kısmen kaldırayım derken ortaya konan teklif veyapılan açıklamalar, bu fiili yasağı kamu hizmeti verenler ve ortadereceli okullarda okuyanlar bakımından daha sorunlu ve kalıcı halegetirebilecek, yeni adaletsizliklere zemin oluşturabilecek riskler detaşımaktadır" deniliyor.

Bu kısmi ve zaaflı değişikliğe bile tahammül edemeyen jakobenlerin,İslam karşıtı saldırganlık ve özgürlük düşmanı azgınlıklarıyla yaygarakopardıklarına dikkat çekilen açıklamada şu görüşlere yer veriliyor:"Birer özgürlük adası olması gereken üniversiteleri kışla halinedönüştüren bu militarist zihniyetin sahipleri, kendilerine rağmenüniversitelerin özgürleştirilme ihtimali karşısında paniğe kapılarakhalka ve halkın değerlerine meydan okumakta, anayasa ve yasalara aykırıdespotça açıklamalar yapmaktan da çekinmemektedirler.

Kimi bürokrat, sözde entellektüel ve oligarşik güçlerin, yıllardırjakoben dayatmalarla, İslam düşmanlığına dayalı korku krallığıoluşturarak ideolojik tarafgirlikle kamu hizmeti verdikleri halde,bugün "siz başörtüsü ile kamu hizmeti vermeye kalkarsanız tarafsızolamazsınız" demeleri, hem herkesi kendi gibi bilmek, hem de uzunyıllar süregelen kendi adaletsizliklerini, ideolojik tarafgirliklerinigörmeyen bir körlük değil midir?

Bilinmelidir ki, bizim hayatımız bir bütündür ve tamamını Allah içinyaşamak ibadi sorumluluğumuzdur. Bu sebeple İslami hayat tarzımızayönelik bütün baskı ve yasakların şartsız ve sınırsız olarakkaldırılması gerekir. Gasp edilmiş haklarımızdan bir kısmının iadeedilmesini kimse bize sunulmuş bir lütuf olarak gösteremez. Şüphesiz kibiz, gasp edilen bütün haklarımızı alana kadar özgürlük mücadelemizisürdüreceğiz."

Bildiri bir çağrıyla son buluyor: "Bu zulmü içselleştirmiş ve değişmezdogmalar haline dönüştürmüş kesimleri, fıtratın sesine kulak vermeye,insani erdemleri yeniden keşfetmeye, insanlık onurunu yenidenkuşanarak, on yıllardır sürdürülen bu büyük zulmü fark etmeye ve zulmeson vermeye çağırıyoruz. Temel haklar ve özgürlükler söylemini içi boşslogan olmaktan çıkarıp ete kemiğe büründürmeye, ideolojik dayatmalarapayanda kılmak için istismar edilen kavramlar olmaktan kurtarıp gerçekiçeriğine kavuşturmaya ve herkesim için çifte standartsız bir biçimdehayata geçirmeye çağırıyoruz. On yıllardır zulmettikleri Müslümanhalkın önünde başını yere eğerek, "bunca yıllardır yaptığımızzulümlerden ve emperyalist Batının seküler değerlerini, kimliğini vekıyafetini dayatmak suretiyle İslami hayat tarzınızı yok ederekçektirdiğimiz ızdıraplardan dolayı özür diliyoruz" demeye ve böyleceinsani erdemleri yüceltmeye çağırıyoruz. Kimsenin kimseye din yadaideoloji dayatmadığı, herkesin dilediği dini yada ideolojiyi özgürcetercih edip özgürce yaşayabildiği adalet vasatını birlikte tesis etmeyeçağırıyoruz."

Bugün Gazetesi'nden sansür
Öte yandan Çarşamba günü Vakit Gazetesi'nde yayınlanan bildirinin BugünGazetesi'nde de yayınlanması için gerekli görüşmeler yapılıp anlaşmasağlandıktan sonra ilginç bir gelişme yaşandığı ve bildirinin bu gazeteyönetimince yayınlanmasının engellendiği öğrenildi.

Konuyla ilgili olarak aldığımız bilgiye göre, Bugün Gazetesi reklamservisinin bir sorun olmadığını bildirmesine rağmen, gazetelerin yayınagirmesine az bir zaman kala Bugün Gazetesi yetkilileri gündemdekitartışmaları bahane göstererek metni yayınlayamayacaklarını bildirdiler.

Sansür niteliği taşıyan bu durum bildiriye öncülük yapan iki kuruluştarafından şokla karşılanırken, Bugün Gazetesinin kınandığı biraçıklama yapıldı. Açıklama da şu görüşlere yer verildi:

"Hukuki hiçbir dayanağı olmamasına rağmen fiili başörtüsü yasağı/zulmüyıllardır uygulanmaktadır. Bu yasağa hiç değilse üniversitelerde vekısmen son vermek üzere yola çıkanlar malum Anayasa değişikliğinigündeme getirmişlerdir. Yıllardır gasp edilen ve on binlerce gencinmağduriyetler yaşamasına vesile olan fiili yasağı kökten kaldırmaktan,her alanda şartsız ve ayrımsız tam bir özgürlük sağlamaktan uzak olanzaaflı Anayasa değişikliği bile özgürlük düşmanı kesimler tarafındanadeta Müslümanları linç sebebi haline getirilerek topyekun saldırıyageçilmiştir. Bu çerçevede yapılan açıklama, eylem ve bildirilerdeMüslümanların değerlerine hakaretler gerçekleştirilmektedir. Allah'ınemri olan başörtüsü üzerinden yapılan tartışmalar ve düzenlemelerdeöncelikli söz hakkı bu ülkenin Müslümanları'nındır. Bizimdüşüncelerimiz, açıklamalarımız, doğrudan bizi ilgilendiren konulardakifikir ve inançlarımız, yazılı/görsel basın tarafından görmezden gelinipyok sayılırken, konu sadece siyasi partiler arasında siyasi çatışmaaracı haline dönüştürülmüştür.

Her açıdan gerçekleştirilen psikolojik linç kampanyaları ve görmezdengelinmeler neticesinde bu ülkede yaşayan Müslümanlar olarak, hayattarzımızla, hak ve özgürlüklerimizle ilgili görüş ve düşüncelerimizikamuoyuyla paylaşmak üzere "İSLAMİ KİMLİĞE VE BAŞÖRTÜSÜNE ŞARTSIZ VESINIRSIZ TAM ÖZGÜRLÜK" başlıklı bildiriyi imzaya açtık. Ülke genelindeniki yüzü aşkın kuruluş bu metne desteğini belirtti. Bildiri; Anayasadeğişikliğinin Meclis'te görüşüleceği 6 Şubat 2008 Çarşamba günü bazıgazetelerde yayınlanmak üzere ilgili yerlere gönderildi. Bunlardanbirisi de Bugün Gazetesi'dir.

Reklam servisiyle ücret ve sayfa gibi konularda görüşülüp ücretinödenmesine dair anlaşma safhasına gelinmesine ve hukuk servisiniztarafından yapılan inceleme neticesinde suç unsuru taşımadığıanlaşılmasına rağmen, gazetelerin yayına girmesine az bir zaman kalayönetiminizce; "gündemin hayli sıcak ve tartışmalı olduğu, bubildirinin tartışmaları daha da artıracağı" yönünde görüş belirtilerekmetnin yayınlanamayacağı iletilmiştir.

Bu gelişme tarafımızdan gerçekten büyük şaşkınlıkla karşılanmıştır.Çünkü bu tavrınız, özgürlüklerin geliştirilmesinden yana olduğunu iddiaettiğiniz özgürlükçü yayın anlayışıyla hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır.Sayfa ve köşelerinde özgürlüklerden yana tavır koyduğunu ileri sürenBugün Gazetesi yönetiminin farklı seslere karşı ne denli duyarlı vetahammül sahibi olduğunun(!) belirtisi, yaşanan bu olayda bariz birşekilde ortaya çıkmıştır.

Her gün medyada İslami kimliğimize, değerlerimize ve başörtümüzeyönelik ağır saldırılar, hakaretler serbestçe yapılırken, bizlerkimseye zulmetmeden, hakaret etmeden sadece adalet ve özgürlük talepeden düşüncelerimizi, bütün kesimlerle farklılıklarımızı doğalkarşılayarak bir arada barış içinde yaşama talebimizi ve bu bağlamdakifikirlerimizi, bırakın medyada haber olarak yayınlamayı ya da köşeyazılarında ifade edebilmeyi, paramızla ilan vererek bile ifadeetmekten yoksun bırakılmaktayız. Bu durumun takdirini, olduğunu iddiaettiğiniz özgürlük anlayışınıza ve adalet idrakinize bırakıyoruz.

Basın ahlak ilkeleri ve gazetecilik etiği ile bağdaşmayan bu davranışıntüm kamuoyu ile paylaşılacağını iletir, gazetenizi ve yönetimini butavrından ötürü kınadığımızı belirtiriz”.

 
BİLDİRİNİN TAM METNİ :
İSLAMİ KİMLİĞE VE BAŞÖRTÜSÜNE ŞARTSIZ VE SINIRSIZ TAM ÖZGÜRLÜK
 
Bizler bu ülkede yaşayan Müslümanlar olarak yüzyıllardır varız ve buradayız.
Birileri istemeseler de İslami kimliğimizle var olmaya devam edeceğiz.
 
Son iki yüzyıla yayılan süreçte İslami kimlik ve değerlerimiz tehdit ve düşman ilan edildi. İslam karşıtı bir laiklik anlayışını esas alan resmi ideoloji, militarist yöntemlerle bütün hayatımızı kuşatarak, İslami “hayat tarzı”mızı yok eden çok boyutlu baskılar, yasaklar ve zulümler gerçekleştirdi.
 
Başörtüsü yasağı da bunlardan biri olarak yıllardır acımasızca sürdürülmektedir. Bu zulüm, milyonlarca Müslüman’ın derin acılar yaşamasına, on binlerce gencimizin eğitim hayatının kesintiye uğramasına ve binlercesinin de eğitim için ülkelerini terk etmek zorunda kalmasına yol açmıştır. Bugün bu büyük zulme, hiç değilse üniversitelerde ve kısmen son vermek için yola çıkanlar, oluşturulan baskı ve korku atmosferinde önerdikleri çözümle, aslında yeni yasakların ve çözümsüzlüklerin kapısını açmak üzere bulunuyorlar. Bu teklif, üniversitelerde dahi yasağı tam anlamıyla kaldırmak bakımından zaaflıdır. Hatta askerin “başörtüsü bağlama” formunu yasalaştırarak yeni çözümsüzlüklerin kapısını açmaktadır. Diğer yandan, anayasa ve yasalarda dayanağı olmayan fiili yasağı kısmen kaldırma amacıyla ortaya konan teklif ve yapılan açıklamalar, bu fiili yasağı kamu hizmeti verenler ve orta dereceli okullarda okuyanlar bakımından daha kalıcı ve yasal hale getirebilecek, yeni adaletsizliklere zemin oluşturabilecek riskler de taşımaktadır.
 
Öte yandan, bu kısmi ve zaaflı değişiklik teklifine bile tahammül edemeyenler, İslam karşıtı saldırganlık ve özgürlük düşmanı azgınlıklarıyla yaygara koparmaktadırlar. Birer özgürlük adası olması gereken üniversiteleri kışla haline dönüştüren bu militarist zihniyetin sahipleri, kendilerine rağmen üniversitelerin özgürleştirilme ihtimali karşısında paniğe kapılarak halka ve halkın değerlerine meydan okumakta, anayasa ve yasalara aykırı despotça açıklamalar yapmaktan da çekinmemektedirler.
 
Kimi bürokrat, sözde entelektüel ve oligarşik güçlerin, kendileri yıllardır jakoben dayatmalarla, İslam karşıtlığına dayalı korku krallığı oluşturarak ideolojik tarafgirlikle kamu hizmeti verdikleri halde, bugün “Siz başörtüsü ile kamu hizmeti vermeye kalkarsanız tarafsız olamazsınız” demeleri, hem herkesi kendi gibi bilmek, hem de uzun yıllar süregelen kendi adaletsizliklerini, ideolojik tarafgirliklerini görmeyen bir körlük değil midir?
 
Bilinmelidir ki, bizim hayatımız bir bütündür ve tamamını Allah için yaşamak ibadi sorumluluğumuzdur. Bu sebeple İslami hayat tarzımıza yönelik bütün baskı ve yasakların şartsız ve sınırsız olarak kaldırılması gerekir. Gasp edilmiş haklarımızdan bir kısmının iade edilmesini kimse bize sunulmuş bir lütuf olarak algılayamaz. Şüphesiz ki biz, gasp edilen bütün haklarımızı alana kadar özgürlük ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz.
 
Bu zulmü içselleştirmiş ve değişmez dogmalar haline dönüştürmüş kesimleri, fıtratın sesine kulak vermeye, insani erdemleri yeniden keşfetmeye, insanlık onurunu yeniden kuşanarak, on yıllardır sürdürülen bu büyük zulmü fark etmeye ve zulme son vermeye çağırıyoruz. Temel haklar ve özgürlükler söylemini içi boş slogan olmaktan çıkarıp ete kemiğe büründürmeye, ideolojik dayatmalara payanda kılmak için istismar edilen kavramlar olmaktan kurtarıp gerçek içeriğine kavuşturmaya ve her kesim için çifte standartsız bir biçimde hayata geçirmeye çağırıyoruz.
 
On yıllardır zulmettikleri Müslüman halkın önünde başlarını yere eğerek, “Bunca yıldır yaptığımız zulümlerden, emperyalist Batının seküler değerlerini, kimliğini ve kıyafetini dayatmak suretiyle İslami hayat tarzınızı yok ederek çektirdiğimiz ızdıraplardan dolayı özür diliyoruz” demeye ve böylece insani erdemleri yüceltmeye çağırıyoruz. Kimsenin kimseye din ya da ideoloji dayatmadığı, herkesin dilediği dini ya da ideolojiyi özgürce tercih edip özgürce yaşayabildiği adalet vasatını birlikte tesis etmeye çağırıyoruz.
--------------
 
BİLDİRİYE DESTEK VERENLERİN TAM LİSTESİ:
 
İLMİ VE KÜLTÜREL ARAŞTIRMALAR VAKFI (İLKAV) - GENÇ BİRİKİM DERGİSİ. ADANA: ALFABE KİTABEVİ, FURKANVAKFI, GÖKKUŞAĞI DERNEĞİ, HİDAYET-DER, İHL MEZ. DERNEĞİ, İMAM ALİ EHLİBEYT KÜLTÜRDERNEĞİ, KALEM VAKFI, MERVE KADIN DERNEĞİ, RADYO BARIŞ, TEPEBAĞ İHL MEZ. DERNEĞİ,TUKODER ŞUBE, RİBAT VAKFI, ULFETDER, YUVAKUR. ANKARA: AKEV ŞUBE, ASDER, AYDER, ESAM, FAHRİ ALEM GENÇLİKDERNEĞİ, İLKYAY, KARDELEN, MAZLUMDER ŞUBESİ, MEDARİK YAYINLARI, MEKDAV, MERHAMET DERNEĞİ, ÖĞRETMENSEN, RADYODENGE, VAHDET VAKFI. ANTALYA: ALANYAALİMDER, ALANYA DİYANET-SEN ŞUBESİ, ANÇED, ANSED, ESDER, ÖZGÜRDER TEMSİLCİLİĞİ, SEBİLAY. BARTIN:ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ, BİMDER, DİYANET-SEN ŞUBESİ, EĞİTİM-BİR-SEN, MESDER.BATMAN: ANADOLU GEÇLİK DERNEĞİ ŞUBESİ, BEY-DER, DÜŞÜNCE VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜPLATFORMU, UMUT-DER, MAZLUMDER ŞUBESİ, MEMUR-SEN ŞUBELERİ (BAYINDIR-MEMUR-SEN, BİRLİK-HABER-SEN,BÜRO-MEMUR-SEN, DİYANET-SEN, EĞİTİM-BİR-SEN, ENERJİ-BİR-SEN, SAĞLIK-SEN, TOÇ-BİR-SEN,ULAŞTIRMA-MEMUR-SEN, KÜLTÜR-MEMUR-SEN) ÖZGÜRDER ŞUBESİ. BİNGÖL: EĞİTİM BİR SENŞUBESİ, BİNYAR. BURSA: GÜLBAHÇE DERNEĞİ, İHL MEZ. DERNEĞİ, MAZLUMDER ŞUBESİ,ÖZGÜRDER ŞUBESİ. ÇORUM: İLKEDER, ÖZGÜRDER ŞUBESİ, ALACA MEMURSEN, ALACAEĞİTİMBİRSEN. DİYARBAKIR: AYDINLIK YARINLAR İÇİN DAYANIŞMA DERNEĞİ, HASDER,HAYIRKAPISI DERNEĞİ, İKRA EĞİTİM-DER, İLKCEMRE DERGİSİ, KARDEŞ-DER, MEMURSEN(BAYINDIR-MEMUR-SEN, BİRLİK-HABER-SEN, BÜRO-MEMUR-SEN, DİYANET-SEN,EĞİTİM-BİR-SEN, ENERJİ-BİR-SEN, KÜLTÜR-MEMUR-SEN, SAĞLIK-SEN, TOÇ-BİR-SEN,ULAŞTIRMA-MEMUR-SEN) ŞUBELERİ, MUSTAZAF-DER GENEL MERKEZ VE ŞUBELERİ, ÖZGÜRDER ŞUBESİ,TOPLUMSAL ADALET VE ISLAH HAREKETİ DERNEĞİ. ELAZIĞ: ABI HAYAT DERNEĞİ, FURKAN VAKFI ŞUBESİ, İHYA-DER, ŞURADER.HATAY: ÖĞRETMENSEN ŞUBESİ. GAZİANTEP: ERDEMLİLER CEMİYETİ DERNEĞİ, FURKAN DERNEĞİ,HAYDER, ÖĞRETMENSEN ŞUBESİ, ŞAFAK RADYO. İSTANBUL: BURUC YAYINLARI, BİRDİRBİRDERGİLERİ, DAVET DERNEĞİ, EKİN YAYINEVİ, GRUP YÜRÜYÜŞ, HAKSÖZ DERGİSİ,İDKAM, KALEMDER, KARDELEN-DER,KUDÜS-DER, MARVA, MAZLUMDER ŞUBESİ, MEDENİYET-DER, ÖZGÜRDER GENEL MERKEZİ(AVCILAR, BEYKOZ, ÜMRANİYE ŞUBELERİ), TİYEMDER, TÜKETİCİLER BİRLİĞİ, ÖZGÜN İRADE DERGİSİ, WWW.VAHDET.COM.TR, VUSLATDERGİSİ, ISPARTA: İLKDER. İZMİR: BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLÜK İZMİR PLATFORMU,ÇAĞRI-DER, İNSAN YAYINLARI, İNSAN-DER,İZMİR PLATFORMU, ÖZGÜN-DER, ÖZGÜRDER ŞUBESİ, TATVANLILAR YARDIMLAŞMA VEDAYANIŞMA DERNEĞİ. KAYSERİ: BİRLİK FM, FURKAN RADYO, İSTİŞARE YAYINEVİ, OKYANUSYAYINCILIK. KIRIKKALE: ÖĞRETMENSEN ŞUBESİ, VUSLATDER. KIRŞEHİR: AŞİYANDERNEĞİ,ENDERUN VAKFI. KOCAELİ: AKEV ŞUBE,ANADOLU RADYO, GENÇDER, DİLOVASI ÇAĞRIDER, DERİNCE KOCAELİ KÜLTÜR DERNEĞİ, DERİNCE MAVİAY DERNEĞİ, GÖKKUŞAĞIDERNEĞİ, KÖRFEZ KÜLTÜR MERKEZİ(KÖKDER), KUR’AN NESLİ DERGİSİ, ZAMANIN ZEYNEBİDERNEĞİ, GEBZE MESAJ FM, KONYA: ÇIDAM DERNEĞİ, HEDADER. MANİSA: AKHİSAR ULUCAMİ EĞİTİM-KÜLTÜR VAKFI, AKHİSAR GENÇ ERDEMLİLER HAREKETİ DERNEĞİ, AKHİSARANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ, AKHİSAR SARICAAHMET YARDIM DERNEĞİ. MALATYA: NİDA DERGİSİ MARDİN: EĞİTİM-BİR-SEN ŞUBESİ,MARDİN İLETİŞİM GAZETESİ. SAKARYA: BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU, DİRİLİŞ SAATİ DERGİSİ,İLİM HİKMET VAKFI, ÖZGÜRDER ŞUBESİ, RİBAT EĞİTİM VAKFI, SAKARYA DAYANIŞMADERNEĞİ, SABED, VAHDET VAKFI ŞUBESİ, GEYVE ÖZGÜRDER TEMSİLCİLİĞİ. SİVAS: EDEBİ PANKART DERGİSİ. TOKAT: EĞİTİM BİR SEN ŞUBESİ, ELDEN ELE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ, İHL MEZ. DERNEĞİ, KÖPRÜ AİLE VE ÇOCUK KÜLTÜR EĞİTİM DERNEĞİ, TASFİYE DERGİSİ, TOKAT KADIN PLATFORMU DERNEĞİ, TOPLUMSAL DAYANIŞMA DERNEĞİ(TOKAD). URFA: AÇIKKAPI DERNEĞİ, SİVEREK FENERİ YARDIMLAŞMA DERNEĞİ, VİRANŞEHİR CAMİİ DERNEĞİ.VAN: GÖKKUŞAĞI DERNEĞİ, İNSAN-DER, MAZLUMDER ŞUBESİ, UMUT IŞIĞI DERNEĞİ, TATVAN ÖZGÜRDER ŞUBESİ.YOZGAT: MEMUR-SEN ŞUBE, SORGUN GERÇEK HABER GAZETESİ, SORGUN MALİ MÜŞAVİRLER VEMUHASEBECİLER GRUBU, UFUK RADYO. ZONGULDAK: MUHABBET DERNEĞİ, İMAMHATİPMEZUNLARI DERNEĞİ.
Bu içerik 1478 defa görüntülendi.
 
 
Yorumlar
Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız
e-Posta Adresiniz
Başlık
Yorum
Kalan karakter sayısı : 6000
Güvenlik Kodu
 
 
Copyright © 2013 İLKAV - İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı
Strazburg Caddesi No:18/4 SIHHIYE/ANKARA
Telefon :  +90 (312) 229 79 76 e-posta:  iletisim@ilkav.org
İLKAV Teknik Komisyon