Üye Ol  -  Şifremi Unuttum?
Facebook
 
 
> Halimizi Sorgulamak – 7...

> Pamak: Halimizi Sorgulamak – 6...

> Pamak: Şu Hâlimize Bakın, Hâlâ Rabbimize Sığınıp Tevbe Etmeyecek ...

> Şu Hâlimize Bakın, Hâlâ Rabbimize Sığınıp Tevbe Etmeyecek miyiz? ...

> Hesap Gününde Yaşanan Kahredici Pişmanlığa Karşı Tedbir Alalım...

   
En Çok Okunanlar

Anasayfa  >   BASIN AÇIKLAMALARI  >  2008
 
İslami Kimliğe Ve Başörtüsüne Şartsız Ve Sınırsız Tam Özgürlük
Tarih: 04/02/2008
   


Aşağıda yer alan metin Çarşamba günü Türkiye çapında yayın yapan bazı gazetelerde tam sayfa yayınlanacaktır. Metni okuyarak onaylayacak olursanız, sizin de imzanızın yayınlanmasını arzuluyoruz. Ayrıca ulaşabileceğiniz tüm kuruluşlardan destek almanızı ve destek vereceklerin 04.02.2008 Pazartesi günü akşama kadar aşağıdaki telefon, faks ve e posta adreslerine bildirilmesini talep eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

İSLAMİ KİMLİĞE VE BAŞÖRTÜSÜNE
ŞARTSIZ VE SINIRSIZ TAM ÖZGÜRLÜK BİLDİRİSİ

Aşağıda yer alan metin Çarşamba günü Türkiye çapında yayın yapan bazı gazetelerde tam sayfa yayınlanacaktır.

Metni okuyarak onaylayacak olursanız, sizin de imzanızın yayınlanmasını arzuluyoruz. Ayrıca ulaşabileceğiniz tüm kuruluşlardan destek almanızı ve destek vereceklerin 04.02.2008 Pazartesi günü akşama kadar aşağıdaki telefon, faks ve e posta adreslerine bildirilmesini talep eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Tel : 0312 2297976
Faks : 0312 2296619
E mail : ilkav1988@gmail.com


 

İSLAMİ KİMLİĞE VE BAŞÖRTÜSÜNE
ŞARTSIZ VE SINIRSIZ TAM ÖZGÜRLÜK
 
Bizler bu ülkede yaşayan Müslümanlar olarak yüzyıllardır varız ve buradayız. Zalimler istemeseler de İslami kimliğimizle var olmaya devam edeceğiz.
Son iki yüzyıla yayılan süreçte İslami kimlik ve değerlerimiz tehdit ve düşman ilan edildi. İslam düşmanı bir laiklik anlayışını esas alan resmi ideoloji, militarist yöntemlerle bütün hayatımızı kuşatarak, İslami “hayat tarzı”mızı yok eden çok boyutlu baskılar, yasaklar ve zulümler gerçekleştirdi.
Başörtüsü yasağı da bunlardan biri olarak yıllardır acımasızca sürdürülmektedir. Bu zulüm, milyonlarca Müslüman’ın derin acılar yaşamasına, on binlerce gencimizin eğitim hayatının kesintiye uğramasına ve binlercesinin de eğitim için ülkelerini terk etmek zorunda kalmasına yol açmıştır. Bugün bu büyük zulme, hiç değilse üniversitelerde ve kısmen son vermek için yola çıkanlar, oluşturulan baskı ve korku atmosferinde önerdikleri çözümle, aslında yeni yasakların ve çözümsüzlüklerin kapısını açmak üzere bulunuyorlar. Bu teklif, üniversitelerde dahi yasağı tam anlamıyla kaldırmak bakımından zaaflıdır. Hatta askerin “başörtüsü bağlama” formunu yasalaştırarak yeni çözümsüzlüklerin kapısını açmaktadır. Diğer yandan, anayasa ve yasalarda dayanağı olmayan fiili yasağı kısmen kaldırma amacıyla ortaya konan teklif ve yapılan açıklamalar, bu fiili yasağı kamu hizmeti verenler ve orta dereceli okullarda okuyanlar bakımından daha kalıcı ve yasal hale getirebilecek, yeni adaletsizliklere zemin oluşturabilecek riskler de taşımaktadır.
Öte yandan bu kısmi ve zaaflı değişiklik teklifine bile tahammül edemeyenler, İslam düşmanı saldırganlık ve özgürlük düşmanı azgınlıklarıyla yaygara koparmaktadırlar. Birer özgürlük adası olması gereken üniversiteleri kışla haline dönüştüren bu militarist zihniyetin sahipleri, kendilerine rağmen üniversitelerin özgürleştirilme ihtimali karşısında paniğe kapılarak halka ve halkın değerlerine meydan okumakta, anayasa ve yasalara aykırı despotça açıklamalar yapmaktan da çekinmemektedirler.
Kimi bürokrat, sözde entelektüel ve oligarşik güçlerin, kendileri yıllardır jakoben dayatmalarla, İslam düşmanlığına dayalı korku krallığı oluşturarak ideolojik tarafgirlikle kamu hizmeti verdikleri halde, bugün “Siz başörtüsü ile kamu hizmeti vermeye kalkarsanız tarafsız olamazsınız.” demeleri, hem herkesi kendi gibi bilmek, hem de uzun yıllar süregelen kendi adaletsizliklerini, ideolojik tarafgirliklerini görmeyen bir körlük değil midir?
Bilinmelidir ki, bizim hayatımız bir bütündür ve tamamını Allah için yaşamak ibadi sorumluluğumuzdur. Bu sebeple İslami hayat tarzımıza yönelik bütün baskı ve yasakların şartsız ve sınırsız olarak kaldırılması gerekir. Gasp edilmiş haklarımızdan bir kısmının iade edilmesini kimse bize sunulmuş bir lütuf olarak algılayamaz. Şüphesiz ki biz, gasp edilen bütün haklarımızı alana kadar özgürlük ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz.
Bu zulmü içselleştirmiş ve değişmez dogmalar haline dönüştürmüş kesimleri, fıtratın sesine kulak vermeye, insani erdemleri yeniden keşfetmeye, insanlık onurunu yeniden kuşanarak, on yıllardır sürdürülen bu büyük zulmü fark etmeye ve zulme son vermeye çağırıyoruz. Temel haklar ve özgürlükler söylemini içi boş slogan olmaktan çıkarıp ete kemiğe büründürmeye, ideolojik dayatmalara payanda kılmak için istismar edilen kavramlar olmaktan kurtarıp gerçek içeriğine kavuşturmaya ve her kesim için çifte standartsız bir biçimde hayata geçirmeye çağırıyoruz. On yıllardır zulmettikleri Müslüman halkın önünde başlarını yere eğerek, “Bunca yıllardır yaptığımız zulümlerden, emperyalist Batının seküler değerlerini, kimliğini ve kıyafetini dayatmak suretiyle İslami hayat tarzınızı yok ederek çektirdiğimiz ızdıraplardan dolayı özür diliyoruz.” demeye ve böylece insani erdemleri yüceltmeye çağırıyoruz. Kimsenin kimseye din ya da ideoloji dayatmadığı, herkesin dilediği dini ya da ideolojiyi özgürce tercih edip özgürce yaşayabildiği adalet vasatını birlikte tesis etmeye çağırıyoruz.
 
AKEV – ASDER – AYDER – GENÇ BİRİKİM

İLKAV –KARDELEN – VAHDET VAKFI

Bu içerik 1402 defa görüntülendi.
 
 
Yorumlar
Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız
e-Posta Adresiniz
Başlık
Yorum
Kalan karakter sayısı : 6000
Güvenlik Kodu
 
 
Copyright © 2013 İLKAV - İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı
Strazburg Caddesi No:18/4 SIHHIYE/ANKARA
Telefon :  +90 (312) 229 79 76 e-posta:  iletisim@ilkav.org
İLKAV Teknik Komisyon