Üye Ol  -  Şifremi Unuttum?
Facebook
 
 
> Kadir Gecesinin ve Ona Değer Kazandıran Kur’an’ın Kadrini Bilmek...

> Erdoğan’ın, Karşılığı Olmayan Sert Söylemleri Filistin’den Yana, ...

> Ömrümüzden Bir Yıl Daha Azaldı, Gelin Hâlimizi Sorgulayalım!...

> Küresel İfsadın Fıtratı ve Doğal Dengeyi Bozması ile İnsanlığın Y...

> Emperyalist Sömürü, İşgal ve Katliamların Sonucu Olan Mültecilik;...

   
 
Hesap İsmi: İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı
Para Cinsi: Türk Lirası (TL)
Şube/Hesap: Kızılay Şub. / Hesap No: 2000614-4
IBAN: TR550020300002000614000005
En Çok Okunanlar

Anasayfa  >   CUMA HUTBELERİ  >  2022
 
Hutbe: Büyük başarıya mü’minler eriştirilirler
Tarih: 29/07/2022
   


“Şüphesiz Allah, mü´minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği Cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat´ta, İncil´de ve Kur´an´da kesin olarak va´detmiştir. Kimdir sözünü Allah´tan daha iyi yerine getiren? O hâlde, yapmış olduğunuz bu alış-verişten dolayı sevinin. İşte asıl bu, fevz-i azîm/büyük başarıdır." (Tevbe: 111)

Hutbe: Büyük başarıya mü’minler eriştirilirler 
“Şüphesiz Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği Cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da kesin olarak va'detmiştir. Kimdir sözünü Allah'tan daha iyi yerine getiren? O hâlde, yapmış olduğunuz bu alış-verişten dolayı sevinin. İşte asıl bu, fevz-i azîm/büyük başarıdır." (Tevbe: 111)
Kardeşlerim, bugün Hicrî Zilhicce ayının 30’u 1443/Cuma
Allah kendi yolunda savaşarak ölen, öldüren mü’minlerin canlarını ve mallarını Cennet karşılığında satın almıştır. Bu alış-veriş Tevrat, İncil ve son kitap Kur’an’da da söz verilmiş bir haktır. Rabbimiz önceki kitaplarında da, son kitabı Kur’an’da da bu konuda vaatte bulunmuştur. Söyleyin verdiği vaadini, sözünü Allah’tan çok tutan kim vardır? Öyleyse ey mü’minler sevinin Rabbinizle yaptığınız bu alış-verişle. Coşun bu alış-verişle. İşte en büyük başarı budur. 
Rabbimiz Allah, yolunda malları ve canlarını ortaya koyarak savaşan mü’minlerle bir alış-veriş yapmak istiyor. Ama rabbimiz herkesle girmiyor bu alış-verişe, sadece mü’minlerle girmek istiyor. Mü’minlerden de malları ve canlarıyla Allah yolunda savaşı göze alabilenlerle. Bir alış-veriş söz konusu mü’minlerle Allah arasında. Satan Allah, satın alan mü’minler, satılan şey Cennet, bedel de can ve mal. Mü’minler mallarını ve canlarını Allah’a vererek karşılığında Cenneti satın alıyorlar. Mallarımızı ve canlarımızı bize veren zaten O’dur. 
Bakın zaten kendisine ait olan bu mallarımızı ve canlarımızı bizden çok kıymetli bir bedelle, Cennet bedeliyle bir daha satın almak istiyor. Bu ne müthiş bir alış-veriş? Ama unutmayalım ki Rabbimizle böyle bir alışverişe girebilmenin iki şartı vardır. Bunlardan birincisi Rabbimizi tanımak, ikincisi de Cenneti tanımak. Bu ikisi tanınmadıkça insanlar böyle bir alış-verişe giremezler İşte bakın Rabbimiz bir vaatte bulunuyor. Kullarım, eğer mallarınızı ve canlarınızı bana verirseniz, benim yoluma koyarsanız karşılığında size Cennet vereceğim. 
Şimdi, böyle bir alış-verişe girebilmek için kişinin önce Allah’ı tanıması şarttır. Yapar mı bu Allah dediğini? Var mı Allah’ın böyle herkese verebileceği Cennetleri? Bu kadar güçlü mü Allah? Güvenilir mi Allah’a? Allah tanınmalı… 
İkincisi de karşılığında vaad edilen Cennet tanınmalıdır. Nedir bu Cennet? Nasıl bir şeydir bu Cennet? Yani değer mi böyle bir Cennet için böyle bir alış-verişe girmeye? Değer mi karşılığında mal ve can vermeye? Eğer Allah’ı kitabından ve elçisinin sünnetinden tanıyor ve güveniyorsanız, yine O’nun kitabından ve elçisinin beyanlarından Cenneti tanıyor ve ona arzu duyuyorsanız hemen hiç beklemeden bu alış-verişe girersiniz. Ama Allah’ı tanımıyorsanız, O’na güvenmiyorsanız ve de Cenneti tanımıyorsanız, onu değerli görmüyor, ona içinizde bir arzu duymuyorsanız böyle bir alış-verişe girmezsiniz. 
İşte şu anda Allah’ın bu vaadini duydukları halde, Allah’ın bu alış-veriş isteğine muttali oldukları halde buna yanaşmayan, yan çizen yığınlarla insan görüyoruz. Evet, unutmayalım ki bizler mü’min olduğumuz gün, kelime-i tevhidi söylediğimiz gün mallarımızı da canlarımızı da Allah’a sattık. Böyle bir alış-verişin içine girdik. 
Öyleyse Rabbimizle yaptığımız bu anlaşmanın bilincinde olmak, şartlarına riâyet etmek zorundayız. Mallarımız ve canlarımız konusunda Allah’ı söz sahibi bilmek ve Allah yolunda, Allah’ın dininin ikâmesi uğrunda mallarımızı ve canlarımızı ortaya koymak zorundayız. Yani cihad etmek zorundayız. Yani mallarımızı ve canlarımızı cihad meydanlarında Rabb’ımıza sunmak zorundayız. Dilerse alır onları bizden Rabbimiz. Yetkili O’dur. Diler malımızı alır canımızı geri verir karşılığında Cennet verir. Diler canımızı alır malımızı verir karşılığında Cennet verir. Diler ikisini de alır, diler ikisini de geri verir ve Cennet verir. Üstelik nice zaferler ve ganîmetler nasip eder. Allah yolunda bir savaşta biz mallarımızı ve canlarımızı ortaya koyarsak, canımız ve malımız konusunda Rabbimizi söz sahibi bilirsek O bize Cennetini verecektir. Bundan zerre kadar bir şüphemiz olmasın. 
Öyleyse asla bu dünyada Cennetten çok daha basit dünya menfaatleri uğruna canlarımızı ve mallarımızı satmayalım. Ebedî bir Cenneti satıp da bu dünyanın basit ve geçici menfaatlerine talip olmayalım. Hesabımızı güzel yapalım. Nasıl olsa günün birinde bu malın ve canın elimizden alınacağını unutmayalım da onları değerlendirmesini bilelim. 
Malımızı, canımızı, bilgimizi, zamanımızı, gecemizi, gündüzümüzü, imkânlarımızı, hayatımızı, oğlumuzu, kızımızı Cennet yolunda yatırım yapalım. Bunlar uğrunda Allah yolunda bir cihaddan kaçarak Cenneti verip dünyayı satın alanlardan olmayalım. Sahip olduğumuz dünyalıklar bizi Allah’ın bizim için hazırladığı Cennetten alıkoymasın. Bâkîyi verip de fâniye talip olanlardan olmayalım.
29.07.2022
Hazırlayan: Emrullah AYAN
 

Bu içerik 48 defa görüntülendi.
 
 
CUMA HUTBESİ YAZARI

Emrullah AYAN
  Diğer Cuma Hutbesi Yazıları

 
 
Yorumlar
Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız
e-Posta Adresiniz
Başlık
Yorum
Kalan karakter sayısı : 6000
Güvenlik Kodu
 
 
Copyright © 2013 İLKAV - İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı
Strazburg Caddesi No:18/4 SIHHIYE/ANKARA
Telefon :  +90 (312) 229 79 76 e-posta:  iletisim@ilkav.org
İLKAV Teknik Komisyon