Üye Ol  -  Şifremi Unuttum?
Facebook
 
 
> Peygamber’e Sövmek Serbest, “Atatürk İlâh Değildir” Demek Suç!...

> İlk Kur’an Neslinin Mekke Örneğinden Çıkarılacak Dersler ve Mekke...

> Kur’an ve Sünnete Dayalı Sahih İslam Anlayışını, Her Şartta Taviz...

> Zulüm bataklığında çürüyüp toplumu da çürüten bir sistemin kurulu...

> Mü’minlerin, Ameller, Hayat Tarzı ve İtaat Alanında Bâtıl Olandan...

   
 
Hesap İsmi: İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı
Para Cinsi: Türk Lirası (TL)
Şube/Hesap: Kızılay Şub. / Hesap No: 2000614-4
IBAN: TR550020300002000614000005
En Çok Okunanlar
 
CUMA HUTBELERİ / 2016 Yılı
Hutbe: Bu Dinin Fıkhı / Tarih: 01-04-2016
Tecrübeler şunu kesinlikle gösteriyor ki; bu dinin gerektirdiği harekete katılmayan kimseler, bu dini anlayamazlar. Kitaplar üzerinde ne kadar araştırma yaparlarsa yapsınlar, gene de anlayamazlar. Çünkü tüm bunlar, soğuk ve donuk araştırmalardır. Çünkü bu dinin apaçık gerçekleri, bu dinin insan hayatına girmesi uğrunda mücadele içinde olan kimselere görünüyor. Kitapların arasında boğulup evraka bağlanmış kimselerin bu gerçekleri görmesine imkân yoktur. Bu dinin fıkhı, hareketli ortamların ürünüdür. Bu dinin fıkhı, hareketin zorunlu olduğu bir ortamda, yerinde çakılıp kalmış bir fakihten alınamaz.
     
     
Hutbe: Allah’ın Hükmünü Reddedenler Mü’min Olamazlar / Tarih: 25-03-2016
“(Münafıklar), ‘Allah’a ve Rasule inandık ve itaat ettik’ derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Halbuki onlar iman etmiş değillerdir. Aralarında hüküm vermesi için Allah’a (Kur’an’a) Rasulüne çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.” (Nur: 47,48)
     
     
Hutbe:Mü’minler Hiçbir Kimsenin Kınamasından Korkmazlar / Tarih: 18-03-2016
Hutbe: Mü’minler Hiçbir Kimsenin Kınamasından Korkmazlar “…Onlar, Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar…” (Maide: 54) Mü’minler, Allah yolunda cihad ederler. Nefisleri yolunda değil… Kavimleri yolunda değil… Yurtları yolunda değil sadece Allah yolunda cihad ederler. İlahi sistemin kurulması, hakimiyetinin gerçekleşmesi, şeriatının uygulanması ve bu yolla tüm insanlığa hayır sağlanması için sadece Allah yolunda… Bu davada onların şahsına bir şey yoktur. Bu hisseden, kendilerine bir şey yoktur. Her şey Allah için ve ortağı olmayan Allah’ın yolunda. Onlar Allah yolunda cihad edip hiçbir kimsenin kınamasından korkmazlar. Sonra, niye korksunlar ki? İnsanların alışkanlığı; halkın örfü ve cahiliyenin geleneği, sünnetullah’ı izleyerek Allah’ın hayat nizamını kurmaya çalışanları niye durdurabilsin ki?
     
     
Hutbe: Ölüm Nerede Olursanız Olun Sizi Bulacaktır / Tarih: 11-03-2016
“Her ümmetin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.” (A’raf: 34) Ölüm, hiç kuşkusuz korkulu ve sıkıcı aynı zamanda da her canlıyı tehdit eden ve kaçınılması mümkün olmayan bir gerçektir. Hiç kimsenin çevresinde bulunanları kurtaramayacağı bir gerçektir. Çünkü her an gözler önünde cereyan eden bir olaydır. Küçük-büyük, zengin-fakir ve güçlü-zayıf herkesin başına gelen bir olay… Bu olayda herkesin konumu aynıdır. Bu, kaçışı, hilesi, savması ve ertelenmesi olmayan, hiçbir güç ve şefaatle önlenemeyen bir olaydır. Hutbemin başında okuduğum ayet ölümün kaçınılmazlığını izah etmektedir:
     
     
Hutbe: “O Günden” Haberimiz Var mı? / Tarih: 04-03-2016
Kur’an’ı Kerim’e baktığımızda özellikle Mekke dönemi dikkate alındığında şu üç konuyu çokça işlediğini görürüz: Tevhid, Nübüvvet, Ahiret. Ahiretle dolaylı olarak ilgisi olan âyetler bir tarafa, sadece direkt alakası olan âyetlerin sayısı bin dokuz yüz civarında olup, hemen hemen Kur´an´ın üçte biri dolayındadır.
     
     
Hutbe: Ahiret Bilinci / Tarih: 26-02-2016
Evet dünya bir tarla gibi ekilen, dikilen, üretim için çaba harcanılan yerdir. Aynen bir çiftçi gibi sahibi olunan tarlanın iyi verimi için toprağın bakımı, ilaçlanması, ekimden sonra zararlılarıyla mücadele, sulama, gübreleme ne ise; hayatın da benzer uğraşıları vardır, olmalıdır. Zamanında yapılmaz ve gereken işler ihmal edilirse sonuç hüsran olur.
     
     
Hutbe: Nifak’ın Zilleti / Tarih: 19-02-2016
Nifak tohumları, hiç kuşkusuz Allah’a samimiyetle bağlanmamış böylesine yüreklerde yeşermektedir. Gerçekte nifak, batıla karşı hakta direnememe zayıflığından başka bir şey değildir. Bu zaaf ise korku ve aç gözlülüğün, Allah’tan başkasına bağlanmanın ürünüdür. Yeryüzündeki hayat şartlarıyla kayıtlanmışlığın ve insanların ilahî sistem dışındaki yönetimlerde yaşamalarının ürünüdür.
     
     
Hutbe: Akide Mü’minin Olmazsa Olmazıdır / Tarih: 12-02-2016
Kâr-zarar hesabı, ancak ticarette geçerli olabilir. Bu hesabın, akide meselesinde yeri yoktur. Akide, kendi anlamından dolayı kucaklanan bir haktır. Bu, duyarlı bir kalbin nur ve hidayeti kabullenme faaliyetidir. Zaten bu kalp, ancak bu nur ve hidayetle faaliyete girebilir. Akidenin mükafaatı, bizzat kendisinde mevcuttur. Çünkü o, rahatlık ve huzurun kaynağıdır. Bundan dolayı akidenin dışında bir yerde mükaafat aranamaz.
     
     
SAYFALAR:   | 1 || 2 || 3 || 4 || 5 || 6 |
 
Copyright © 2013 İLKAV - İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı
Strazburg Caddesi No:18/4 SIHHIYE/ANKARA
Telefon :  +90 (312) 229 79 76 e-posta:  iletisim@ilkav.org
Dataişlem