15/11/2013 CUMA HUTBESİ - İLKAV - İlmi ve Kültürel Arastırmalar Vakfı
Üye Ol  -  Şifremi Unuttum?
Facebook
 
 
> Umutsuzluk Yok, Mücadeleye Devam...

>  Suud Ve İran Özelinde, Ulus Devletler Dönemindeki Statüko Dinler...

> Saltanat Döneminde Oluşturulan Statüko Dinleri Ve Müslümanlar...

> TARİH BOYUNCA TEVHİD DİNİ´NİN KARŞISINA HEP ´´STATÜKONUN DİNİ´´ Ç...

> ESARET ALTINDA PARÇALANMIŞ ZİHİNLER, ÖZGÜN VE BÜTÜNCÜL İSLAMİ DÜŞ...

   
 
Hesap İsmi: İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı
Para Cinsi: Türk Lirası (TL)
Şube/Hesap: Kızılay Şub. / Hesap No: 2000614-4
IBAN: TR550020300002000614000005
En Çok Okunanlar

Anasayfa  >   CUMA HUTBELERİ  >  2013
 
15/11/2013 CUMA HUTBESİ
Tarih: 15/11/2013
   


Azîz ve Muhterem din kardeşlerim! Bugünkü hutbemizin mevzuu “Din” konusuüzerine olacaktır. Din; “Deyene”Kökünden oluşmuş, boyun eğmek, boyun eğdirmek, hesaba çekmek, idare etmek, ceza ve mükâfat vermek, egemenlik, mülk, hüküm, kanun, kural, düzen kurmak, hayatlarına tarz vermek gibi çok şümullü bir içerik taşır.

وَقَالَ فِرْعَوْنُ ذَرُونِي أَقْتُلْ مُوسَى وَلْيَدْعُ رَبَّهُ إِنِّي أَخَافُ أَن يُبَدِّلَ دِينَكُمْ أَوْ أَن يُظْهِرَ فِي الْأَرْضِ الْفَسَادَ

 

Azîz ve Muhterem din kardeşlerim! Bugünkü hutbemizin mevzuu Din” konusuüzerine olacaktır. Din; “Deyene”Kökünden oluşmuş, boyun eğmek, boyun eğdirmek, hesaba çekmek, idare etmek, ceza ve mükâfat vermek, egemenlik, mülk, hüküm, kanun, kural, düzen kurmak, hayatlarına tarz vermek gibi çok şümullü bir içerik taşır.Müslümanlar olarak bizler, hayat kitabımız Kur’an-ı Kerim-i incelediğimizde “Dinlerin” üçe tasnif edildiğini görürüz. 1. Muharref Dinler ki; Bunlar Tahrif edilmiş, bozulmuş, değiştirilmiş dinlerdir. Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi 2. Batıl Dinler; 3. İse; Hak din olan İslam dinidir.Bugünkü hutbemizde;Batıl dinler ve biz Müslümanların dini Hak din üzerinde duracağız inşallah.

Batıl dinler;İnsanlar tarafından konulan hayat şekilleridir. Kanun ve kuralların, Allah (cc)’a dayanmadığı sistem ve nizamların tümü, batıl dinler sınıfına girer. Bu manada; Puta tapıcılık, Mecusilik, Budizm batıl bir dindir. Komünizm de batıl bir dindir, kapitalizm de, liberalizm de, sosyalizm de, Siyonizim de, Laiklikte, faşizm de, demokraside batıl bir dindir, Kemalizm de batıl bir dindir.

Allah (cc)’u Teâlâ Din konusunda bizlere ışık tutan birçok ayetlerini göndermiştir. Mesela hepimizin çok yakından bildiği Kâfirun Suresinin başında Rabb’imiz (cc) “De ki Ey kâfirler!” Sonrasında da”Sizin dininiz size, benim dinimde de benim olsun” Ayetini beyan buyurmuştur Dikkat ederseniz, Rabb’imizin (cc) bu ayet-i celilede bildirdiğine göre kâfirin de bir dini, kâfirin de uymak istediği bir hayat programı, bir hayat tarzı vardır. Elbette yeryüzünde yolsuz, sistemsiz, rejimsiz, kanunsuz, kuralsız, daha doğrusu bunların her birisi için konuşacak olursak “Dini olmayan bir toplum” düşünmek asla mümkün değildir. Ancak ne var ki İnsanlar tarafından oluşturulan bu batıl dinlerin, hepsinin ortak özelliği, Allah’ın vahiyle bildirdiği din olan İslam dinine karşı olmalarıdır. Allah (cc)’u Teala Kasas suresi 50. ayet-i celilede “Allah’tan bir yol gösterici olmadan, yalınız kendi keyfine uyandan, daha sapık kim olabilir” buyurmaktadır.

Hak Din ise;İnsanların kendileri için hayat tarzı olarak seçtikleri ve kendilerini yönetmeleri için Allah (cc)’ın bütün peygamberlere inzal buyurduğu, insanları dünya ve ahiret saadetine çağıran, itikadi ve ameli bir nizamın kânunlar ve kurallar bütünüdür. Daha doğrusu İnsanın benimseyip, itaat ederek boyun eğdiği, teslim olduğu hayat tarzları üzerinde, Allah (cc)’ın egemenliğidir. Buda İslam dinidir. Evet, Kur’an-ı Kerim’e baktığımızda yaşanan bir hayat tarzı olarak Din daha çok Fir’avn mantığını konu edinen ayetlerde öne çıkar.

Fir’avn mantığı; Yani Fir’avn’un kurduğu, şekillendirdiği, memnun kaldığı bir hayat tarzını ifade eder. Birçok ayet-i celile, bu tip hayat tarzlarından “DİN”diye bahseder.  Tıpkı Mü’min Suresi 26. ayet-i celilede olduğu gibi: “Fir’avn dedi ki; Bırakın beni, Musa’yı öldüreyim. Rabbine dua etsin de kendisini kurtarsın. Ben onun Dininizi değiştireceğinden fesat çıkaracağından korkuyorum dedi.” Bu ayet-i celilede Fir’avn, Musa (as) için dininizi değiştirecek demekle, şunu demek istiyordu; İnançlarınızı, sisteminizi, rejiminizi, yaşadığınız Hayat tarzınızı değiştirecek demek istiyordu.

Evet; Fir’avn’la Hz.Musa (as) arasında Kur’an-ı Kerim’de geçen bu kıssayı incelediğimiz zaman, ayette geçen “Din” kelimesinin, sadece, inanç ve manevi değerler bütününden ibaret, bir dini hayat şeklini anlatmadığı, “Devlet ve toplum düzenini de kapsadığını” açık bir şekilde görürüz. Esasında Fir’avn burada, mantığını çalıştırmıştı. Çünkü Fir’avn’da çok iyi biliyordu ki; Eğer Musa (as) görevinde başarılı olursa, kurmuş olduğu devletinin değişeceğini, diktatörlüğünün, otoritesinin, krallığının yıkılacağını söylemek istiyordu. Bu takdirde fir’avn’ların hâkimiyet ve egemenliği bitecek, devrin yürürlükteki yasa ve gelenekleriyle sürdürülen, hayat tarzı, hayat nizamı kökünden sökülüp yere çarpılacak, bütün bunların yerine, yepyeni bir nizam kurulacaktı.

Bu demektir ki, Eğer bir kimsenin birtakım kanun ve kurallara uyarak, tabi olduğu egemenlik Allah (cc)’ın egemenliği ise, o kişi Allah (cc)’ın dinindendir. Yok, eğer kişinin benimseyip tabi olduğu egemenlik herhangi bir başkanın, bir başbakanın, bir kralın, bir tağutun, bir komutanın egemenliği ise; Kişi o zaman onların dinindedir diyebiliriz. Eğer egemenlik herhangi bir aile, hanedan ya da halkın çoğunluğunun egemenliği ise, yani demokrasi rejimi gibi ise, kişi söz konusu olan o zümrelerin dinindendir.

Ve yineMaun Suresi 1. Ayet-i celilede“Din’i (yani yargı ve cezayı) yalanlayanı gördün mü? Bu Ayet-i celilede de görüldüğü gibi “Din” kelimesi; Yargı, ceza, hesap manalarında kullanılmıştır. Kim olursa olsun, bir kişi; Kimin kanunlarını, mücazat veya mükafat yasalarını ve önerilerini benimsiyor, hayatının ölçüsü ve esası olarak alıyor, onunla amel ediyor, hayatını düzenliyorsa onun dinini benimsemiş, onun dininin takipçisi olmuştur diyebiliriz.

Ancaak Allah (cc) katında, Allah (cc)’ın razı olup kabul buyurduğu bir tek yol var, oda tam bir teslimiyettir, İslamiyet’tir. Allah (cc) katında tek bir hayat tarzı var, o da Müslüman olmaktır, Müslüman’ca yaşamaktır. Onun için bizde bugün Al-i İmran Suresi 19. Ayetcelile ile hutbemizi sonlandıralım inşallah. Euzu…“Allah katında din, şüphesiz İslâmdır"  Sadagallahülazim. Velhamdulillahi rabbil alemim.

Bu içerik 1091 defa görüntülendi.
 
 
CUMA HUTBESİ YAZARI

  Diğer Cuma Hutbesi Yazıları

 
 
Yorumlar
Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız
e-Posta Adresiniz
Başlık
Yorum
Kalan karakter sayısı : 6000
Güvenlik Kodu
 
 
Copyright © 2013 İLKAV - İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı
Strazburg Caddesi No:18/4 SIHHIYE/ANKARA
Telefon :  +90 (312) 229 79 76 e-posta:  iletisim@ilkav.org
Dataişlem