Üye Ol  -  Şifremi Unuttum?
Facebook
 
 
> Müslüman Alim ve Öncü Şahsiyetlerin, İslam Adına Batıl Siyasete D...

> Mısır darbesinin idam kararları ve İslami Duruşumuz - II...

> Mısır darbesinin idam kararları ve İslami Duruşumuz - I...

> Ertelenemez ve Terk Edilemez Sorumluluğumuz...

> İLKAV´ın 25. Yılında Mehmet Pamak´la Söyleşi 3. BÖLÜM :...

   
En Çok Okunanlar

Anasayfa  >   CUMA HUTBELERİ  >  2017
 
Hutbe: Ramazan Ay’ı Kur’an’dan Dolayı Mubarektir
Tarih: 02/06/2017
   


“ Biz onu (Kur’an’ı) Kadir’in Gecesinde indirdik. Kadir’in Gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir’in Gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Ruh, o gece Rab’lerinin izniyle her iş için iner de iner. Esenliktir o, tâ tan yeri ağarıncaya kadar!” (Kadir: 1-5)

          Hutbe: Ramazan Ay’ı Kur’an’dan Dolayı Mubarektir
          “Biz onu (Kur’an’ı) Kadir’in Gecesinde indirdik. Kadir’in Gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir’in Gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Ruh, o gece Rab’lerinin izniyle her iş için iner de iner. Esenliktir o, tâ tan yeri ağarıncaya kadar!” (Kadir: 1-5)

Her dinde değerli, kutsal kabul edilen zaman dilimleri ve mekanlar vardır. Dini hayattan uzaklaştırma çabasında olan modern toplumlar bile kendilerince “kutsal” gün ve mekanlar icat etme ihtiyacı hissetmişlerdir. Ulusal günlerde her yıl ‘âyin’ler düzenlemekte, bir liderin mezarı ya da bazı anıtlara ta’zimde bulunarak bunları ‘kutsal’ mekanlar olarak kabul etmektedirler.
           Ka’be, Mekke, Kudüs gibi mekanlar; Ramazan, Cuma, Kadir Gecesi gibi zaman dilimleri de biz Müslümanlar için özeldir, mubarektir. Aslında zaman, bir nehir gibi yekpâre bir şekilde kıyamete doğru akmakta. Doğusundan batısına bütün yeryüzü de Allah’ın. Hâl böyle iken bazı yerleri ve bazı zaman dilimlerini özel kılan nedir? Günler, aylar, değeri bizzat kendilerinden mi almaktadır?
İslam’ın zaman ve mekan tasavvurunda mutlak iyi ve mutlak kötü yoktur. Hayırla, Salih Amelle geçirilen zaman ve hayırlı amellerin yapıldığı mekan değerlidir. Ka’be, değerini üzerine inşa edildiği yerden ya da yapısından almaz. O, Allah’a kulluk için yapılan ilk ‘ev’dir. İnsanların yaratılış gayesi olan kulluğu, tevhîdi simgeler. Hz. Adem’den beri İslam’ın en somut yapısıdır. Bu yüzden haccın mekanıdır.
Gün ve geceleri, mekanları özel ve mübarek kılan Allah’tır. Mukaddes kılma yetkisi sadece ‘kuddûs’ olan Allah’ındır. Allah’ın dışında kimsenin böyle bir yetkisi yoktur. İnsanların hayra teşvik edildiği gün ve geceler eğer değerlerini bizatihi kendilerinden almaya başlamışlarsa maksat aşılıyor demektir. Ramazan da Kur’an’ın bu ayda indirilmeye başlanması ve Allah’ın, formu, şekli belli, en somut emirlerinden biri olan orucunu bu ay’a has kılması sebebiyle mubarektir:
“O Ramazan ay’ı ki, insanlara yol gösteren, hidayeti, doğruyu ve yanlışı ayırt edip açıklayan Kur’an’ın indirildiği aydır. İçinizden kim o aya yetişirse oruç tutsun…” (Bakara: 185)
Rabbimizin ‘bin aydan daha hayırlı’ diye tavsif ettiği Kadir Gecesi de değerini Kur’an’dan almaktadır. Kur’an indirilmeye başlandığı için o gece bin aya yaklaşık bir insan ömrüne değer sayılmıştır:
“ Biz onu (Kur’an’ı) Kadir’in Gecesinde indirdik. Kadir’in Gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir’in Gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Ruh, o gece Rab’lerinin izniyle her iş için iner de iner. Esenliktir o, tâ tan yeri ağarıncaya kadar!” (Kadir: 1-5)
Ramazan ay’ının önemini vurgulayan Bakara 185. ayete bakıldığında Kur’an’ın üç önemli özelliğinin vurgulandığı görülür: İnsanlara yol göstermesi/hâdî, hidayeti açıklaması/beyyinâtin mine’l-hüdâ ve doğruyu yanlıştan ayırt eden olması/Furkan.
Hayatımızı Kur’an’a göre ayarlıyor, onun gösterdiği yoldan yürümeye gayret gösteriyorsak Kur’an bizim için ‘hâdî’dir.
Haram-helal, hayır-şer, doğru-yanlış, güzel-çirkin, temiz-pis, faydalı-zararlı ayrımını Kur’an’a göre yapıyorsak Kur’an bizim için ‘Furkan’dır.
            Kur’an’ı anlamaya çalışıyor, hayatımızı ona göre şekillendirmeye gayret ediyorsak bizim için ‘beyyinât’tır.
Yapılan mukâbele ve hatimlerde anlam ve maksat ne kadar önemseniyor? Kur’an’ın anlamını, maksadını gözden kaçırarak sadece lafzını seslendirmek Kur’an’ın ruhuna uyar mı?
Kur’an’ı, ‘tefekkür, tedebbür, teakkul, tefekkuh’ gibi kavramların yerine ‘ziyafet, makamlı okuyuş’  kavramlarıyla birlikte zikretmek; akledilen bir kitap olma yerine duygulanılan, ağlanılan bir kitap haline getirmek normal mi?
Ramazan ayını değerli kılan bir diğer neden de “bizden öncekilere de farz kılınan” orucun bu ayda tutuluyor olmasıdır. Adeta Kur’an’ın doğumunun bir ibadetle, oruç ibadetiyle kutlanmasıdır.
Oruç, insanı diğer mahlukattan ayıran en önemli Salih Amellerden biridir. İnsan iradesinin ürünüdür. 

             Oruç (savm); tutmak, yakalamak, kontrol etmek, zabt-u rabt altına almak demektir. Oruçla insan kendini kontrol eder.
İnsan, oruçla istek ve arzularını kontrol ederek onların mahkumu değil hâkimi olur. Cehaletle hilmi ayıran en önemli kıstastır oruç. Halim insan, içgüdülerini kontrol edip en doğru şekilde davranırken cahil, kaynayan suyun taşması gibi celallenir ve kendini kaybeder.
Oruç, doğruda sebat etmek, ayakları sabit tutmak, sabretmek ve mukâvemettir.
Oruçla insan kendini başkalarının yerine koyar, başkalarıyla hemhâl olur, diğergâmlığı öğrenir. Yeryüzünde zayıf bırakılıp sömürülen, ezilen ve aç bırakılan insanların halini kavrar. İnsanı her türlü fena işi yapmaktan alıkoyan bir kalkandır oruç. İnsan oruç tutar, oruç da insanı tutar.
İnsanın derûnunda taşıdığı fucûrun dizginlenip takvanın takviye edildiği ameldir oruç.
Oruç, “bırakınız yapsınlar, bırakınız tüketsinler!” felsefesinin dünyayı getirdiği bataklığa karşı “dilediğin gibi tüketemezsin” uyarısıdır. Modernizme meydan okumadır.
                                                                                                                                02.05.2017
                                                                                                                 Hazırlayan: Emrullah AYAN

 

Bu içerik 140 defa görüntülendi.
 
 
CUMA HUTBESİ YAZARI

Emrullah AYAN
  Diğer Cuma Hutbesi Yazıları

 
 
Yorumlar
Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız
e-Posta Adresiniz
Başlık
Yorum
Kalan karakter sayısı : 6000
Güvenlik Kodu
 
 
Copyright © 2013 İLKAV - İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı
Strazburg Caddesi No:18/4 SIHHIYE/ANKARA
Telefon :  +90 (312) 229 79 76 e-posta:  iletisim@ilkav.org
Dataişlem